Lüks araçlar, dikkat çeken plakalar, korumalar, silah görüntüleri ve “ağır abi” videoları… Tartışılması gereken MHP değil; bazı sosyal medya figürlerinin siyasi ve ülkücü kimlikleri kendilerine özel bir statü oluşturmak için kullanıp kullanmadığı.
Sosyal medyada son dönemde dikkat çeken bir profil ortaya çıkıyor.
Lüks otomobiller, kalabalık koruma görüntüleri, silahlar, pahalı düğünler, dikkat çekici plakalar ve çevresine “ağır abi” mesajı veren videolar…
Bütün bunların üzerine bir de siyasi veya ülkücü kimlik sembolleri eklendiğinde ortaya yalnızca bir sosyal medya gösterisi çıkmıyor.
Kişiye özel bir güç ve dokunulmazlık algısı da oluşturulabiliyor.
Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.
MESELE MHP DEĞİL
Bu görüntüler üzerinden doğrudan MHP’yi veya ülkücü hareketi suç dünyasıyla ilişkilendirmek doğru değil.
Tam tersine asıl soru şu:
Bazı kişiler MHP’li veya ülkücü kimliğini gerçekten siyasi bir aidiyet olarak mı taşıyor, yoksa bu kimliği sosyal medyada kendilerine “ağır abi”, “güç sahibi” veya “dokunulmaz” görüntüsü vermek için bir araç haline mi getiriyor?
Çünkü bir kişinin ülkücü olduğunu söylemesiyle, kendisini MHP adına konuşabilecek veya parti içinde özel bir ağırlığa sahipmiş gibi göstermesi aynı şey değil.
Bu ayrım özellikle sosyal medyada büyük önem taşıyor.
“AĞIR ABİ” İMAJI NASIL KURULUYOR?
TikTok ve diğer sosyal medya platformlarında bazı hesaplarda benzer bir görsel dil dikkat çekiyor:
- Lüks ve konvoy halindeki araçlar,
- özel veya dikkat çekici plakalar,
- koruma görüntüleri,
- silahların sergilendiği videolar,
- kalabalık erkek grupları,
- pahalı organizasyonlar,
- siyasi ve ülkücü semboller,
- “ağır abi” havası veren müzik ve kurgu,
- çevresinde özel bir güç alanı bulunduğu izlenimi.
Tek tek bakıldığında bunların hiçbiri suç anlamına gelmiyor.
Ancak bütün bu unsurlar bir araya getirildiğinde izleyiciye bilinçli biçimde belirli bir güç profili sunulup sunulmadığı sorusu ortaya çıkıyor.
VANLI KARA HAYDAR ÖRNEĞİ NEDEN GÜNDEMDE?
Sosyal medyada “Vanlı Kara Haydar” olarak tanınan Mehmet Fatih Tançalan, 2026 yılında mal varlığı ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanmasına ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanmasıyla yeniden gündeme geldi.
Ancak burada da dikkat edilmesi gereken nokta açık:
Bir kişinin sosyal medya görüntülerinde MHP veya ülkücü semboller kullanması, onun MHP adına hareket ettiğini göstermez.
Aynı şekilde bir araçta siyasi çağrışım yapan bir plakanın bulunması da aracın partiye ait olduğunu veya kişinin parti adına hareket ettiğini kanıtlamaz.
İşte araştırmanın asıl noktası tam burada başlıyor.
KİM, KENDİNE HANGİ KİMLİĞİ KALKAN YAPIYOR?
Soru MHP’nin bu kişilerle bağlantısı olup olmadığı kadar basit değil.
Daha önemli soru şu:
Bazı kişiler kendilerini olduğundan daha güçlü göstermek için siyasi kimlikleri, ülkücü sembolleri, lüks araçları, korumaları ve “yeraltı dünyası” estetiğini aynı görüntünün içine mi yerleştiriyor?
Eğer böyle bir kullanım varsa ortaya çok farklı bir tablo çıkıyor.
Çünkü bu durumda söz konusu kişiler yalnızca kendilerine bir sosyal medya karakteri yaratmıyor.
Aynı zamanda ait olduklarını söyledikleri siyasi veya toplumsal kimliğin de kamuoyundaki algısını etkiliyor.
“MHP’LİYİM” DEMEK, MHP ADINA KONUŞMAK DEĞİL
Bir başka kritik nokta da bu.
Bir kişinin MHP’li olduğunu söylemesi, sosyal medyada ülkücü semboller kullanması veya parti mensuplarıyla fotoğraf çektirmesi;
ona MHP adına konuşma, parti adına karar verme veya parti adına hareket etme yetkisi vermez.
Bu nedenle sosyal medyada “MHP’li”, “ülkücü”, “ağır abi” gibi kimlikleri aynı potada sunan kişilerin gerçekten partiyle hangi resmi bağlarının bulunduğu ayrıca araştırılmalı.
Varsa görevi nedir?
Yoksa neden parti adına konuşuyormuş gibi bir görüntü vermektedir?
Kim kendisine bu konumu vermiştir?
Ve daha önemlisi:
Bu kimlik üzerinden oluşturulan güç algısı kimlerin işine yaramaktadır?
ASIL ARAŞTIRILMASI GEREKEN NOKTA
Burada yapılması gereken, sosyal medya görüntülerinden insanlara suç isnat etmek değil.
Tam tersine;
görüntü ile gerçek arasındaki farkı ortaya çıkarmak.
Kim gerçekten siyasi görevli?
Kim parti teşkilatında resmi bir görev taşıyor?
Kim sadece sosyal medya fenomeni?
Kim kendisini “ülkücü/MHP’li” olarak tanıtıyor?
Kim parti adına konuşuyor?
Kim hakkında adli soruşturma veya kesinleşmiş mahkeme kararı bulunuyor?
Kim sadece sosyal medyada “ağır abi” görüntüsü oluşturuyor?
Bu soruların cevapları birbirinden ayrıldığında tablo da netleşecek.
ÇÜNKÜ MESELE MHP’Yİ SUÇLAMAK DEĞİL
Tam tersine mesele şu:
Bir siyasi kimlik, bazı kişiler tarafından kendi kişisel güç gösterilerinin dekoruna dönüştürülüyorsa bunun bedelini neden o kimliği taşıyan milyonlarca insan ödesin?
MHP veya ülkücülük ile herhangi bir kişinin adli dosyası arasında bağlantı kurulacaksa bunun mutlaka somut delile dayanması gerekir.
Aksi halde sosyal medyada oluşturulan birkaç görüntü üzerinden koskoca bir siyasi ve toplumsal kimliği suç dünyasıyla yan yana getirmek, gerçeği araştırmak değil, algı üretmek olur.
Bu nedenle asıl soru şudur:
SOSYAL MEDYADAKİ “AĞIR ABİ”LER GERÇEKTEN GÜÇLÜ MÜ, YOKSA GÜÇLÜ GÖRÜNMEK İÇİN MHP VE ÜLKÜCÜ KİMLİĞİNİ Mİ KULLANIYOR?
