1. Haberler
  2. Gündem
  3. 17 YILLIK SIR PERDESİ ARALANIYOR: MUHSİN YAZICIOĞLU DOSYASINDA TARİHİ OPERASYON!

17 YILLIK SIR PERDESİ ARALANIYOR: MUHSİN YAZICIOĞLU DOSYASINDA TARİHİ OPERASYON!

Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmada 10 ilde 30 adrese operasyon düzenlendi. 29 şüpheliden 25’i yakalandı.

featured
0
Paylaş

Türkiye’nin 17 yıldır cevap beklediği Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında kritik bir aşamaya geçildi. “Silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak” ile “tasarlayarak kasten öldürme” suçlarını işledikleri değerlendirilen 29 şüpheli hakkında 10 ilde operasyon düzenlendi. 25 şüpheli yakalandı.

Büyük Birlik Partisinin kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter olayının üzerindeki sır perdesi, aradan geçen 17 yıla rağmen tamamen kaldırılamadı.

Yıllardır kamuoyunun sorduğu “Kaza mıydı, suikast mıydı?” sorusu cevabını beklerken Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada bu sabah düğmeye basıldı.

10 İLDE 30 ADRESE EŞ ZAMANLI OPERASYON

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıkladığı bilgilere göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının koordinasyonunda, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince geniş çaplı bir operasyon gerçekleştirildi.

Soruşturma kapsamında 29 şüpheli tespit edildi. Ankara, İstanbul, İzmir, Balıkesir, Adana, Antalya, Çanakkale, Bursa, Isparta ve Afyonkarahisar’daki 30 adrese eş zamanlı baskın düzenlendi.

Operasyonda 25 şüpheli yakalanırken iki şüphelinin cezaevinde, iki şüphelinin ise yurt dışında bulunduğu açıklandı. Yurt dışındaki şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

SUÇLAMA: TASARLAYARAK ÖLDÜRME VE SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ

Şüpheliler hakkında yürütülen soruşturmadaki suçlamaların ağırlığı dikkat çekti.

Adalet Bakanı Gürlek, şüphelilerin “silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak” ile “tasarlayarak kasten öldürme” suçlarını işlediklerinin değerlendirildiğini açıkladı.

Bu ifadeler, soruşturmanın yalnızca bir helikopter kazasındaki teknik ihmal iddialarıyla sınırlı tutulmadığını; olayın arkasında örgütlü ve planlı bir yapı bulunup bulunmadığının da araştırıldığını gösteriyor.

Ancak şüpheliler hakkındaki suçlamaların henüz soruşturma aşamasında olduğu, kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı unutulmamalı.

O KARANLIK GÜNDE NE YAŞANDI?

Tarihler 25 Mart 2009’u gösteriyordu.

Muhsin Yazıcıoğlu, yerel seçim çalışmaları kapsamında Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit ilçesinde düzenlenen mitingin ardından Yozgat’ın Yerköy ilçesine gitmek üzere helikoptere bindi.

Helikopter, Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesi civarında düştü. Muhsin Yazıcıoğlu ile BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı, belediye meclis üyesi adayı Murat Çetinkaya, gazeteci İsmail Güneş ve pilot Mustafa Kaya İstektepe hayatını kaybetti.

Kazanın ardından başlatılan arama kurtarma çalışmaları, kamuoyunda yıllarca tartışıldı. Helikopterin yeri uzun süre bulunamadı; arama faaliyetlerinin yanlış bölgelere yönlendirildiği ve kurumlar arasında ciddi koordinasyon sorunları yaşandığı iddiaları gündemden düşmedi.

ARAMA KURTARMADAKİ İHMALLER MAHKEME KARARINA GİRDİ

Arama kurtarma faaliyetlerindeki ihmallerle ilgili yargılanan dört kamu görevlisi, 2021 yılında “görevi kötüye kullanma” suçundan 1 yıl 1 ay ile 1 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı.

Dönemin Adana Jandarma Bölge Komutanı Ali Lapanta, eski Kurmay Başkanı Mazlum Koçoğlu, dönemin Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürü Orhan Birdal ve eski Sivil Havacılık Genel Müdürü Ali Arıduru hakkında verilen cezalar, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hukuka uygun bulundu.

Bu kararlar, helikopterin düşüş sebebini veya suikast iddialarını doğrudan çözmedi. Ancak arama kurtarma sürecinde ihmaller yaşandığı yönündeki iddiaların yargı kararlarına yansıması açısından önemli bir aşama oldu.

“YAZICIOĞLU HASTANEYE GÖTÜRÜLÜYOR” BİLGİSİ

Dosyadaki en dikkat çekici gelişmelerden biri de kaza sonrasında hazırlanan yanlış bilgi notuydu.

Dönemin emniyet amirlerinden Dursun Özmen, helikopterin düşmesinin ardından “Muhsin Yazıcıoğlu’nun bacağı kırık, ambulansla hastaneye götürülüyor” şeklinde bir bilgi notu hazırladığı iddiasıyla yargılandı.

Özmen, “görevi kötüye kullanma” suçundan iki yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yanlış bilginin arama kurtarma çalışmalarında nasıl bir etki oluşturduğu, yıllarca dosyanın en çok tartışılan noktalarından biri oldu.

HELİKOPTERDEKİ GPS CİHAZLARI NEDEN SÖKÜLDÜ?

Helikopter enkazında bulunan GPS cihazlarının sökülmesi de dosyadaki en kritik başlıklardan biriydi.

Helikopterdeki iki GPS cihazının sökülmesiyle ilgili ayrı bir yargılama yürütüldü. Görüntülere yansıyan işlemlerin cihaz kontrolü mü yoksa delillerin ortadan kaldırılmasına yönelik bir müdahale mi olduğu konusunda taraflar farklı iddialarda bulundu.

Yazıcıoğlu ailesi ve yakınları, GPS cihazlarının sökülmesinin olayın aydınlatılmasını engelleyen önemli bir müdahale olduğunu savundu. Sanıklar ise suçlamaları reddetti.

SORUŞTURMAYA FETÖ MÜDAHALESİ İDDİASI

Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili soruşturmalara FETÖ’nün müdahale ettiği iddiasıyla da ayrı bir dava açıldı.

Hazırlanan iddianamede, bazı sanıkların soruşturmayı örgütün amaçları doğrultusunda yönlendirdiği; usulsüz işlemler yaptığı, kurgu gizli tanık ifadeleri ve zorlama deliller oluşturduğu ileri sürüldü.

Sanıklar hakkında yargılama başlatılırken, suçlamaların merkezine soruşturmanın gerçeklerden uzaklaştırıldığı ve Yazıcıoğlu ailesinin acısının istismar edildiği iddiaları yerleştirildi.

DOSYA İKİ KEZ KAPATILDI, YENİDEN AÇILDI

Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili ana soruşturma yıllar içerisinde farklı savcılıklar arasında gidip geldi.

Dosya, ailenin talebi ve Devlet Denetleme Kurulunun hazırladığı rapor sonrasında Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığına gönderildi. Özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasının ardından yeniden Kahramanmaraş’a döndü.

Ana soruşturma hakkında 2014 ve 2016 yıllarında iki kez takipsizlik kararı verildi. Ancak yapılan itirazlar, yeni incelemeler ve ortaya çıkan gelişmeler sonrasında soruşturma yeniden açıldı.

DOSYA ANKARA’YA TAŞINDI, BİR AY SONRA OPERASYON GELDİ

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Haziran 2026’da yetkisizlik kararı vererek soruşturma dosyasını Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.

Dosyadaki evrakların yanı sıra adli emanette bulunan delil ve eşyaların da Ankara’ya gönderilmesine karar verildi.

Dosyanın Ankara’ya devredilmesinden yaklaşık bir ay sonra 29 şüpheli hakkında harekete geçilmesi, soruşturmanın yeni deliller ve yeni değerlendirmeler üzerinden derinleştirildiği şeklinde yorumlandı.

17 YILDIR CEVAP BEKLEYEN SORULAR

Bugün yapılan operasyon, Muhsin Yazıcıoğlu dosyasındaki bütün soru işaretlerinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Ancak 17 yıldır kapanmayan dosyada en kapsamlı adımlardan biri atıldı.

Şimdi kamuoyu şu soruların cevabını bekliyor:

Helikopter neden düştü? Arama kurtarma ekipleri neden doğru bölgeye zamanında yönlendirilemedi? “Hastaneye götürülüyor” bilgisi kimlerin talimatıyla ve hangi amaçla hazırlandı? GPS cihazları neden söküldü? Soruşturma dosyasına kimler, neden müdahale etti? Olayın arkasında örgütlü ve planlı bir yapı var mıydı?

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüteceği soruşturma, yalnızca 29 şüphelinin hukuki durumunu değil, Türkiye’nin 17 yıldır cevap aradığı “Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü bir kaza mıydı, yoksa planlı bir suikast mıydı?” sorusunun da geleceğini belirleyecek.

17 YILLIK SIR PERDESİ ARALANIYOR: MUHSİN YAZICIOĞLU DOSYASINDA TARİHİ OPERASYON!
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin