Güvercin beslemek birçok kişi için çocukluktan gelen bir tutku. Ancak özel ırk kuşların yüz binlerce, hatta milyonlarca lirayla ifade edilen değerleri ve mezatlarda yapılan alım satımlar, bu merakı farklı bir boyuta taşıyor. Peki, güvercin yetiştiriciliği hâlâ bir hobi mi, yoksa büyük paraların döndüğü bir ticarete mi dönüştü?
BİR KUŞUN DEĞERİ 1 MİLYON LİRAYA ULAŞABİLİYOR
Türkiye’de güvercin yetiştiriciliği, yalnızca damlarda ve hobi bahçelerinde sürdürülen bir uğraş olmaktan çıktı. Özel ırkların yetiştirilmesi, kuşların özelliklerine göre değerlendirilmesi, mezatlar ve koleksiyon merakı bu alanda dikkat çeken bir ekonomik hareketlilik oluşturdu.
2026 yılında yayımlanan bir haberde, Eskişehir’de güvercin besleyen bir yetiştirici, bazı özel kuşların 1 milyon liraya kadar ulaşabildiğini anlattı. Şebap güvercinleri için ise Erzurum’da düzenlenen sergide 100 bin TL ile 5 milyon TL arasında değerlerden söz edildi.
MEZATLARDA KUŞLAR AÇIK ARTIRMAYLA SATILIYOR
Güvercin mezatları, yetiştiricilerin kuşlarını satışa çıkardığı, meraklıların ise beğendikleri kuşları almak için teklif verdiği organizasyonlar olarak öne çıkıyor.
Kuşun ırkı, fiziksel özellikleri, soyu, yetiştirilme biçimi ve varsa yarışma dereceleri fiyatını etkileyebiliyor. Bazı mezatlar yalnızca alışveriş yapılan yerler değil, aynı zamanda yetiştiricilerin bir araya geldiği sosyal buluşmalar niteliği de taşıyor.
HOBİ NEREDE BİTİYOR, TİCARET NEREDE BAŞLIYOR?
Güvercin besleyen herkesin bu işi ticaret amacıyla yaptığı söylenemez. Pek çok kişi için bu uğraş emek, zaman ve tutku gerektiren bir hobi. Ancak düzenli üretim, yüksek bedelli satışlar, alım satım organizasyonları ve farklı şehirlere gönderimler işin ekonomik boyutunu da ortaya koyuyor.
Asıl tartışma da burada başlıyor: Bir kuşa milyonlarca lira değer biçiliyorsa, mezatlarda düzenli alım satım yapılıyorsa ve yetiştiricilik gelir kapısına dönüşüyorsa bu faaliyet yalnızca hobi olarak mı değerlendirilmeli?
Bir güvercine 1 milyon lira vermek tutku mu, yatırım mı, yoksa ticaret mi?
