1. Haberler
  2. Bölgesel
  3. BİR OTELİ SATABİLİRSİNİZ, ŞEHRİN YAŞAM KÜLTÜRÜNÜ DEĞİL!

BİR OTELİ SATABİLİRSİNİZ, ŞEHRİN YAŞAM KÜLTÜRÜNÜ DEĞİL!

Trabzon’un simge otellerinden Zorlu Grand Hotel’de 29 yıllık dönem sona erdi. Otelin Mustafa Usta tarafından satın alınmasının ardından gözler, kentin turizm sektöründeki önemli markalarından birinin yeni dönemde nasıl bir hizmet anlayışıyla yoluna devam edeceğine çevrildi.

featured
0
Paylaş

ZORLU GRAND HOTEL’DE YENİ DÖNEM: TRABZON TURİZMİ İÇİN KRİTİK DEĞİŞİM

Trabzon’un kent hafızasında önemli bir yere sahip olan Zorlu Grand Hotel’de 29 yıllık dönem sona erdi. 1997 yılında hizmete açılan otel, iş insanı Mustafa Usta tarafından satın alınarak yeni bir döneme girdi.

Otelin el değiştirmesiyle birlikte yalnızca bir işletmenin sahibi değişmedi; Trabzon’un turizm anlayışı açısından da yeni bir dönem başladı.

GÖZLER YENİ İŞLETME POLİTİKASINDA

Zorlu Grand Hotel’in yeni sahibi Mustafa Usta, TTSO Başkanı Erkut Çelebi’nin gerçekleştirdiği ziyarette otelin mevcut hizmet anlayışının korunarak çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti.

Ancak otelin bundan sonraki işletme politikası, özellikle yabancı turistlerin yoğun olarak ziyaret ettiği Trabzon açısından yakından takip ediliyor.

Kentte turizm yalnızca konaklama hizmetinden ibaret değil. Farklı ülkelerden gelen ziyaretçilerin beklentileri, otellerin sunduğu hizmet çeşitliliği ve uluslararası turizm standartları da sektörün önemli başlıkları arasında bulunuyor.

BİR OTELDEN DAHA FAZLASI

Zorlu Grand Hotel, Trabzon’un merkezindeki konumu ve 5 yıldızlı otel kimliğiyle yıllardır kentin önemli turizm markalarından biri olarak faaliyet gösteriyor. Otelin resmi tarihçesine göre tesis, Trabzon’da 5 yıldızlı otel ihtiyacına cevap vermek amacıyla 1997 yılında hizmete açıldı ve bölgenin ilk 5 yıldızlı otellerinden biri oldu.

Bu nedenle yeni dönemde alınacak işletme kararları yalnızca otelin kendi müşterilerini değil, Trabzon’un turizm algısını da etkileyebilecek nitelikte.

Özellikle uluslararası ziyaretçi profilinin giderek çeşitlendiği kentte otellerin farklı kültürlerden gelen misafirlere yönelik hizmet politikaları yeniden önem kazanıyor.

TRABZON’UN TURİZM VİZYONU TARTIŞILIYOR

Zorlu Grand Hotel’in satışıyla birlikte Trabzon’da turizmin geleceğine ilişkin daha geniş bir tartışma da gündeme geldi.

Bir tarafta işletme sahiplerinin kendi ticari ve yönetim tercihleri bulunuyor.

Diğer tarafta ise Trabzon’un uluslararası turizm hedefleri ve kente gelen ziyaretçilerin beklentileri var.

Bu iki alanın nasıl dengeleneceği, yeni dönemin en fazla merak edilen başlıklarından biri olacak.

Çünkü Trabzon, yalnızca yerli turistlerin değil, başta Körfez ülkeleri olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinden ziyaretçilerin geldiği uluslararası bir turizm destinasyonu olma iddiasını sürdürüyor.

“ZORLU”DAN “USTA” DÖNEMİNE

Yaklaşık 29 yıl boyunca Zorlu markasıyla hizmet veren otel artık Usta Grubu’nun yönetiminde. Satışın ardından Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası da yeni sahibi Mustafa Usta’yı ziyaret ederek otelin kent turizmi ve ticaret hayatındaki önemine dikkat çekti.

Şimdi gözler yeni dönemde.

Zorlu Grand Hotel, Trabzon turizmine nasıl bir anlayışla devam edecek?

Bu sorunun cevabı, yalnızca otelin geleceğini değil, kentin turizm vizyonuna ilişkin tartışmaları da şekillendirecek.

Trabzon’un köklü otellerinden birinde perde kapandı.

Şimdi yeni dönem başlıyor.

Trabzon Zorlu Hotel’in satışıyla birlikte başlayan tartışma, yalnızca bir otelin el değiştirmesi meselesi olmaktan çıkıyor.

Tartışmanın odağındaki alkol uygulaması ise konuyu daha da büyütüyor.

Mesele kimin neye inandığı değil. Herkesin inancına, yaşam biçimine ve kişisel tercihine saygı duyulması gerektiği açık.

Ancak aynı saygının, farklı yaşam tercihlerine sahip insanlar için de gösterilmesi gerekiyor.

Otelcilik, misafiri kendi dünya görüşüne uydurmak değil; farklı insanları kendi tercihleriyle kabul edebilmektir.

Trabzon turizmde dünyaya açılmak istiyorsa, farklı ülkelerden ve farklı kültürlerden gelen insanların kendilerini rahat hissedebileceği bir şehir olmak zorunda.

Bu nedenle tartışılması gereken soru yalnızca:

“Otelde alkol olacak mı, olmayacak mı?”

değil.

Asıl soru şu:

Trabzon turizmi hangi anlayışla yönetilecek?

Bir otelin işletme politikası elbette sahibinin tercihleri doğrultusunda şekillenebilir. Ancak bu tercihlerin Trabzon’un turizm vizyonu, uluslararası misafir profili ve şehrin ekonomik geleceği açısından sonuçları da tartışılabilir.

Çünkü Trabzon yalnızca Trabzonluların yaşadığı bir şehir değil.

Körfez’den Avrupa’ya, Kafkasya’dan dünyanın farklı bölgelerine kadar çok sayıda ziyaretçiyi ağırlayan bir turizm kentinden söz ediyoruz.

Herkesin inancına saygı duyulur.

Ama bir kişinin inancı veya yaşam tercihi, başkasının hayatını belirleme hakkına dönüşmemeli.

Trabzon’un turizm geleceği de tek bir yaşam biçimine indirgenmemeli.

Bir oteli satın alabilirsiniz.

Ama bir şehrin yaşam kültürünü satın alamazsınız.

Trabzon’un dünyaya açılan yüzünü daraltmak yerine, farklılıkları bir arada yaşatabilen bir turizm anlayışını büyütmek gerekiyor.

Çünkü turizm biraz da budur:

Farklı olanı dışlamak değil, farklı olanı ağırlayabilmek.

Yazık…

BİR OTELİ SATABİLİRSİNİZ, ŞEHRİN YAŞAM KÜLTÜRÜNÜ DEĞİL!
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin