Makam, oda imkanları ve sosyal medya seçim yarışında nasıl kullanılıyor?
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nda 10 Ekim’de yapılacak seçimler yaklaşırken başkanlık yarışı dört isim üzerinden şekilleniyor. Mevcut Başkan Erkut Çelebi’nin yanı sıra Ahmet Kazaz, Samet Canbakkal ve Ayhan Sürmen başkanlık için yarışıyor.
Ancak seçim kulislerinde artık yalnızca “Kim kazanacak?” sorusu konuşulmuyor.
Asıl tartışma, mevcut başkan ile diğer adaylar arasındaki imkan farkı.
BİR TARAFTA MAKAM, DİĞER TARAFTA SAHA
Erkut Çelebi halen TTSO Yönetim Kurulu Başkanı.
Bu durum doğal olarak Çelebi’ye oda faaliyetleri kapsamında kurumsal görünürlük sağlıyor. TTSO’nun resmi internet sitesinde başkan olarak açıklamaları yayımlanıyor, oda faaliyetleri ve toplantıları kamuoyuna aktarılıyor. Seçim tarihi de TTSO tarafından 10 Ekim 2026 olarak duyuruldu.
Diğer tarafta ise başkanlık için yarışan isimler kendi ekipleriyle sahaya çıkıyor.
Ahmet Kazaz son günlerde üye ziyaretlerini artırırken, Samet Canbakkal ve Ayhan Sürmen de kendi ekipleriyle çalışmalarını sürdürüyor.
Ortaya çıkan soru tam da burada başlıyor:
Mevcut başkanın görevinden kaynaklanan kurumsal görünürlüğü ile diğer adayların seçim çalışmaları aynı şartlarda mı?
SOSYAL MEDYA MESELESİ
Çelebi, 14 Eylül’de yeniden adaylığını sosyal medya hesabından açıkladı ve 31 meslek komitesinde turuncu listeyle seçime gireceklerini duyurdu.
Burada birbirinden ayrılması gereken iki konu var.
Birincisi, bir adayın kendi sosyal medya hesabını kullanması.
Bu zaten siyasi veya mesleki seçimlerde olağan bir iletişim yöntemi.
İkincisi ise kurumsal oda hesapları, oda etkinlikleri ve başkanlık makamının sağladığı görünürlüğün seçim çalışmalarıyla ne ölçüde kesiştiği.
İşte TTSO seçimlerinde tartışılması gereken sınır da burası.
Şu ana kadar kamuya açık kaynaklarda, TTSO’nun kurumsal sosyal medya hesaplarının Çelebi’nin seçim propagandası için kullanıldığını kesin olarak ortaya koyan bir belge bulunmuyor.
Dolayısıyla mesele bugün itibarıyla bir “usulsüzlük” tespiti değil.
Fakat adil rekabet açısından kurumsal imkanlarla adaylık faaliyetlerinin sınırının nerede başlayıp nerede bittiği sorusu seçim yaklaştıkça daha fazla gündeme gelebilir.
“İSTİFA EDİP ADAY OLMALI MI?” TARTIŞMASI
Tartışmanın daha sert tarafı ise şu:
Görevdeki bir oda başkanı yeniden aday olduğunda, seçim sürecinde makamından kaynaklanan kurumsal avantajların nasıl sınırlandırılması gerekir?
Burada “istifa edip aday olmalı” şeklinde kesin bir hukuki hüküm kurmak için ilgili mevzuatın ayrıca ortaya konulması gerekir.
Ancak etik ve seçim adaleti açısından sorulabilecek soru farklı:
Aday olan mevcut başkan ile diğer adayların aynı imkanlara sahip olması için ne yapılmalı?
Çünkü Çelebi yalnızca bir aday değil; aynı zamanda seçime kadar TTSO’nun mevcut başkanı.
Dolayısıyla bir yanda başkanlık makamının kurumsal görünürlüğü, diğer yanda tamamen seçim çalışmasına odaklanan adaylar bulunuyor.
SEÇİM TARİHİ DE TARTIŞMANIN PARÇASI
TTSO seçimlerinin 10 Ekim’e çekilmesiyle birlikte kulisler de hareketlendi.
61saat’te yayımlanan 20 Eylül tarihli kulis yazısında, seçim tarihinin erkene alınmasının mevcut başkan Çelebi’ye avantaj sağladığı yorumu yapılırken, Çelebi’nin gruplarını tamamlamak üzere çalıştığı aktarılıyor. Aynı haberde Kazaz, Sürmen ve Canbakkal’ın da farklı yöntemlerle sahada olduğu belirtiliyor.
Bu değerlendirme bir kulis yorumu olmakla birlikte seçim sürecindeki güç dengesi tartışmasının boyutunu gösteriyor.
SANDIKTAN ÖNCE ASIL SORU
TTSO’da şu anda dört aday bulunuyor.
Ancak seçim yalnızca dört kişinin yarışından ibaret değil.
31 meslek komitesindeki listeler, meclis dengeleri, olası ittifaklar ve mevcut yönetimin kurumsal konumu seçimin sonucunu belirleyecek unsurlar arasında.
Bu nedenle 10 Ekim’e kadar sorulması gereken sorulardan biri de şu:
TTSO seçiminde adaylar gerçekten aynı çizgiden mi yarışıyor, yoksa mevcut başkan olmanın getirdiği kurumsal imkanlar yarışta görünmez bir avantaj oluşturuyor mu?
Sandıkta üyelerin iradesi belirleyici olacak.
Ancak sandığa gidene kadar kurumsal makam ile adaylık faaliyetinin sınırlarının ne kadar net çizileceği de seçimin tartışma başlıklarından biri olacak.
