Trabzonspor’un milli takım hikâyesi yalnızca bugünün meselesi değil.
Hatta geriye doğru gidildiğinde oldukça çarpıcı bir tablo ortaya çıkıyor.
1990’ların ortasında Trabzonspor, A Milli Takım’a adeta oyuncu taşıyordu.
Bugün ise Trabzonspor’un milli takımda kaç oyuncusu olduğu tartışılıyor.
Aradaki yaklaşık 30 yılda ne değişti?
1996: MİLLİ TAKIMIN OMURGASI TRABZONSPOR’DU
Bugünden geriye dönüp bakıldığında en çarpıcı dönemlerden biri 1996.
Trabzonspor’un güçlü kadrosu A Milli Takım’a çok sayıda oyuncu gönderiyordu.
Fatih Terim, yıllar sonra yaptığı açıklamada 1996 Avrupa Şampiyonası kadrosunda Ogün Temizkanoğlu, Hami Mandıralı, Abdullah Ercan ve Tolunay Kafkas’ın sürekli oynayan isimler olduğunu söyledi.
Terim ayrıca kaleci Nihat, Cengiz ve Osman gibi Trabzonspor bağlantılı futbolcuları da ayrı bir başlıkta değerlendirdi.
Abdullah Ercan da yıllar sonra o dönemi anlatırken Milli Takım’ın 1996 Avrupa Şampiyonası kadrosunda Trabzonspor’dan 6-7 futbolcu bulunduğunu söyledi.
Milli takımın içerisinde ciddi bir Trabzonspor ağırlığı bulunuyordu.
HAMİ MANDIRALI: MİLLİ FORMAYI TAŞIDI AMA RAKAMLAR DAHA FAZLASINI SÖYLÜYOR
Hami Mandıralı, Trabzonspor tarihinin en önemli futbolcularından biri.
17 sezon Trabzonspor forması giydi, 558 maçla kulübün forma rekorlarından birini oluşturdu ve TFF kaynaklarına göre A Milli Takım’da 49 maçta 8 gol kaydetti.
Ancak Hami’nin milli takım kariyeri ile Trabzonspor’daki ağırlığını yan yana koyduğunuzda tartışma başlıyor.
Trabzonspor tarihinin en büyük golcülerinden birinin milli takım kariyeri neden daha uzun ve daha etkili olamadı?
Burada “haksızlığa uğradı” diye kesin hüküm vermek mümkün değil.
Ama dönemin seçimleri ve Trabzonspor’daki performans ile milli takımda aldığı rol arasındaki fark, bugün bile tartışılabilecek bir konu.
OGÜN, ABDULLAH, ÜNAL…
Bugün isimleri yan yana yazıldığında bile 1990’ların Trabzonspor kadrosunun ne kadar güçlü olduğu ortaya çıkıyor:
Ogün Temizkanoğlu…
Abdullah Ercan…
Ünal Karaman…
Hami Mandıralı…
Bu futbolcular yalnızca Trabzonspor’un değil, A Milli Takım’ın da önemli parçalarıydı.
1992’de Türkiye’nin Bulgaristan’la oynadığı maçın ilk 11’inde Trabzonspor’dan Ogün, Ünal, Hami ve Orhan Çıkrıkçı aynı anda bulunuyordu.
Aynı yıl San Marino maçında Ogün ve Orhan ilk 11’deydi, Hami ise yedekler arasındaydı.
Bu tablo bize şunu gösteriyor:
Trabzonspor’un milli takım sorunu eskiden “oyuncu seçilmiyor” sorunu değildi.
Çünkü seçiliyordu.
Hatta bir dönem aynı maçta dört-beş Trabzonsporlu milli formayı taşıyabiliyordu.
SONRA NE OLDU?
Asıl kırılma burada.
2000’li yıllara gelindiğinde Trabzonspor yine milli futbolcular çıkardı.
Ancak milli takım ile kulüp arasındaki bağın sürekliliği eski dönemlerdeki kadar güçlü görünmemeye başladı.
Ve bu kez başka isimler sahneye çıktı.
Fatih Tekke…
Gökdeniz Karadeniz…
Selçuk İnan…
Burak Yılmaz…
Bu oyuncuların hikâyeleri ise birbirinden farklı.
FATİH TEKKE: TRABZONSPOR’DA ZİRVE, MİLLİ TAKIMDA TARTIŞMA
Fatih Tekke’nin hikâyesi özellikle dikkat çekiyor.
Trabzonspor altyapısından çıkan Tekke, ilk döneminin ardından başka kulüplerde oynadı ve Gaziantepspor’daki performansıyla A Milli Takım seviyesine yükseldi.
2002’de Trabzonspor’a döndü.
Trabzonspor’da kariyerinin zirvesine çıktı ve 2004-05 sezonunda 31 golle gol kralı oldu. Daha sonra Zenit’e transfer oldu.
Milli takımda da görev aldı.
Fakat kariyerinin en parlak dönemlerinden birinde milli takım kadrosundan sakatlık gerekçesiyle çıkarıldığı dönemler oldu. TFF kayıtlarında 2007’de Norveç ve Bosna-Hersek maçları öncesinde sakatlığı nedeniyle kadrodan çıkarıldığı görülüyor.
Bu örnek bize önemli bir ayrıntıyı gösteriyor:
Milli takım seçimi yalnızca kulüp performansından ibaret değil.
Tekke’nin dosyasında sakatlıklar, teknik tercih ve dönemsel rekabet gibi başka faktörler de var.
GÖKDENİZ KARADENİZ: TRABZONSPOR’DA PARLADI, MİLLİ TAKIMDA YER BULDU
Gökdeniz’in hikâyesi ise “Trabzonspor’a geldi, milli olamadı” tezini tek başına desteklemiyor.
Tam tersine.
Gökdeniz, Trabzonspor altyapısından yetişti, 1998’de profesyonel oldu ve 2003’te A Milli Takım’daki ilk maçına çıktı.
2008 Avrupa Şampiyonası öncesinde TFF’nin tanıtımında Gökdeniz’in 48 A Milli maçta 6 golü bulunuyordu.
Yani burada milli takım açısından gerçek bir başarı hikâyesi var.
Ancak 2008’de Trabzonspor’un A Milli Takım’a oyuncu gönderme sayısı dramatik şekilde düşmüştü.
İşte sancı burada.
Oyuncu bazında değil, sistem bazında.
2008: ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR
2008 Avrupa Şampiyonası kadrosu bu açıdan tarihi bir dönüm noktası.
Trabzonspor’dan yalnızca Tolga Zengin milli takımın 23 kişilik kadrosunda yer alabildi.
Oysa 1996’da Trabzonspor, milli takımın omurgasını oluşturuyordu.
Dönemin haberlerinde bu açık şekilde “Trabzonspor’da milli kayıp” olarak değerlendirildi.
Aradan yalnızca 12 yıl geçmişti.
6-7 milli oyuncudan bir oyuncuya…
Bu değişim başlı başına araştırılması gereken bir konu.
SONRA BURAK YILMAZ GELDİ
Ve belki de dosyanın en ilginç örneği Burak Yılmaz.
Burak Trabzonspor’a geldiğinde zaten A Milli Takım tecrübesi vardı.
Ancak Trabzonspor’da Şenol Güneş yönetiminde kariyerinin en önemli sıçramalarından birini yaptı.
TFF’nin 2011 tarihli röportajında Burak, Trabzonspor’da bulduğu şansla yeniden Ay-Yıldızlı formayla buluştuğunu ve Şenol Güneş’i bu dönüşümün mimarı olarak gördüğünü anlattı.
Yani Burak Yılmaz dosyası, “Trabzonspor’a gelen milli takımda kayboluyor” tezinin tam tersine bir örnek.
Trabzonspor, Burak’ı yeniden milli takımın önemli golcülerinden birine dönüştüren adreslerden biri oldu.
SELÇUK İNAN: TRABZONSPOR’DAN MİLLİ TAKIMA
Selçuk İnan da aynı şekilde.
Manisaspor’dan Trabzonspor’a geldi.
Trabzonspor’da üç sezon oynadı.
Ve bordo-mavili forma altında A Milli Takım’daki yerini sağlamlaştırdı. TRT’nin kariyer değerlendirmesinde de Selçuk’un Trabzonspor’daki futboluyla A Milli Takım’a kadar yükseldiği belirtiliyor.
Selçuk daha sonra Galatasaray’a gitti ve Türkiye’nin en önemli orta saha oyuncularından biri haline geldi.
Dolayısıyla onun hikâyesinde de “Trabzonspor milli takımı engelledi” sonucu çıkmıyor.
Tam tersine:
Trabzonspor milli takım kapısını açan adreslerden biri olmuştu.
SERGEN YALÇIN DOSYASI DA FARKLI
Sergen Yalçın ise başka bir örnek.
Euro 2000 sonrasında Trabzonspor’a kiralık olarak geldi.
2000-01 sezonunda bordo-mavili formayı giydi.
Ancak Sergen’in milli takım hikâyesi Trabzonspor’a bağlı olarak okunabilecek kadar basit değil.
1994-1999 arasında zaten milli takımda yer almıştı.
2001’de de yeniden milli formayı giydi.
Dolayısıyla burada da Trabzonspor’un milli kariyeri “bitirdiği” sonucuna varmak mümkün değil.
ASIL ÇARPICI NOKTA: 1996’DAN 2008’E
Dosyanın en sert bölümü burası.
1996:
Trabzonspor’dan 6-7 futbolcu Milli Takım’da.
2008:
Trabzonspor’dan yalnızca Tolga Zengin.
Bu değişim, futbolcuların bireysel kariyerlerinden daha büyük bir meseleyi gösteriyor.
Çünkü aynı kulüp, 12 yıl içerisinde milli takımın ana oyuncu havuzlarından birinden yalnızca bir oyuncu gönderen kulübe dönüşmüş.
PEKİ “TRABZONSPOR’A GELEN MİLLİ FORMAYA HASRET KALIYOR” MU?
İşte burada dikkatli olmak gerekiyor.
Hayır, tarihsel veriler bunu doğrudan doğrulamıyor.
Çünkü:
- Selçuk İnan Trabzonspor’da milli takım seviyesini güçlendirdi.
- Burak Yılmaz Trabzonspor’da milli takım kariyerini yeniden yükseltti.
- Gökdeniz Trabzonspor’dayken A Milli Takım’da önemli sayıda maça çıktı.
- Fatih Tekke Trabzonspor’da kariyer zirvesini yaşadı ve milli takımda görev aldı.
- 1990’larda Trabzonspor milli takıma çok sayıda oyuncu verdi.
Dolayısıyla mesele “Trabzonspor’a gelen milli olamıyor” şeklinde kurulursa tarihsel tablo buna direniyor.
AMA “MİLLİ TAKIM SANCISI” GERÇEK BİR TARTIŞMA
Çünkü başka bir gerçek var.
Trabzonspor’un milli takıma oyuncu verme gücü dönem dönem ciddi biçimde değişti.
1990’ların ortasında milli takımın omurgası olan Trabzonspor, 2008’de 23 kişilik kadroya sadece bir oyuncu gönderebildi.
Üstelik 2021’de Osman Özköylü’ye yöneltilen “milli takımda negatif ayrımcılık” sorusu bile bu tartışmanın Trabzonspor çevresinde yıllardır var olduğunu gösteriyor.
Özköylü ise bu iddiayı kabul etmedi; oyuncu seçiminin teknik tercih, performans ve sakatlık gibi faktörlere bağlı olduğunu söyledi. Aynı röportajda o dönemde Trabzonspor’dan 7 oyuncunun milli takıma gittiğini anlattı.
Yani tartışmanın kendisi eski.
Ama nedeni konusunda kesinleşmiş bir hüküm yok.
BUGÜNÜN ASIL SORUSU BU DEĞİL Mİ?
Trabzonspor’un milli takım dosyasına 30 yıl geriden bakıldığında ortaya tek bir futbolcu hikâyesi çıkmıyor.
Hami var.
Ogün var.
Abdullah var.
Ünal var.
Sergen var.
Fatih var.
Gökdeniz var.
Burak var.
Selçuk var.
Ve daha niceleri…
Bazıları milli takımın vazgeçilmezi oldu.
Bazıları dönem dönem kadro dışında kaldı.
Bazıları sakatlık veya teknik tercih nedeniyle bekledi.
Bazıları ise Trabzonspor’da kariyerinin en parlak dönemini yaşamasına rağmen milli takımda aynı karşılığı bulamadı.
Dolayısıyla gerçek soru şu:
TRABZONSPOR NEDEN BİR DÖNEM MİLLİ TAKIMIN OMURGASIYKEN, SONRAKİ YILLARDA BU AĞIRLIĞINI KAYBETTİ?
Ve ikinci soru daha da önemli:
Bu değişimde futbolcuların performansı mı, teknik direktör tercihleri mi, Trabzonspor’un transfer ve yetiştirme politikası mı, yoksa Türk futbolundaki genel değişim mi daha etkili oldu?
İşte Trabzonspor’un milli takım sancısı denilecekse, asıl dosya burada.
Bu sadece Ozan Tufan’ın, Okay Yokuşlu’nun ya da bugünkü bir futbolcunun hikâyesi değil.
30 YILLIK BİR MİLLİ TAKIM DOSYASI.
