Loading...
19.08
22:00
logoAtl. Madrid
-
logoMalaga
-
19.08
22:00
logoCeltic
-
logoLASK
-
19.08
22:00
logoHB Sheva
-
logoSabah
-
19.08
22:00
logoNEC Nijmegen
-
logoBodo/Glimt
-
19.08
22:00
logoS. Bratislava
-
logoNK Celje
-
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. SON OPERASYONLARLA YENİDEN GÜNDEME GELDİ: TÜRKİYE’DEKİ TARİKATLAR, CEMAATLER VE KOLLARI

SON OPERASYONLARLA YENİDEN GÜNDEME GELDİ: TÜRKİYE’DEKİ TARİKATLAR, CEMAATLER VE KOLLARI

Son operasyonlarla yeniden gündeme gelen Türkiye’deki tarikatları, cemaatleri ve bunlarla ilişkilendirilen alt grupları sizler için derledik.

featured
0
Paylaş

NAKŞİBENDÎLERDEN NURCU GRUPLARA, KADİRÎLERDEN HALVETÎLERE: HANGİ YAPI HANGİ GELENEKTEN GELİYOR?

Alihan Kuriş ve beraberindeki şüphelilere yönelik “çıkar amaçlı suç örgütü”, kara para aklama ve vergi usulsüzlüğü iddialarıyla gerçekleştirilen operasyon, Türkiye’de faaliyet gösteren tarikat ve cemaatleri yeniden gündeme taşıdı. Kamuoyunda farklı kaynaklarda tarikat, cemaat, dergâh, vakıf veya dinî grup olarak anılan yapıları ve bunlarla ilişkilendirilen kolları sizler için derledik.

Türkiye’de tarikatlar ve cemaatler yıllardır din, eğitim, siyaset, ticaret ve bürokrasiyle ilişkileri üzerinden tartışılıyor.

Son olarak kamuoyunda Süleymancılar Cemaati’nin lideri olarak bilinen Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu şüphelilere yönelik 17 ilde düzenlenen operasyon, gözleri bir kez daha kapalı dinî yapılanmalara çevirdi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasında suç örgütü kurma ve yönetme, kara para aklama ve Vergi Usul Kanunu’na muhalefet iddiaları araştırılıyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise operasyonun bir dinî görüşe veya cemaatin tamamına değil, Alihan Kuriş ve beraberindeki isimlerle ilişkilendirilen mali yapılanmaya yönelik olduğunu açıkladı.

Bu gelişmenin ardından Türkiye’de hangi tarikatların, cemaatlerin ve alt grupların bulunduğu yeniden merak konusu oldu.

AYNI TARİKATTAN ONLARCA FARKLI YAPI ÇIKTI

Türkiye’deki dinî grupları kesin sınırlarla birbirinden ayırmak kolay değil. Aynı tasavvuf geleneğine bağlı olduğunu belirten yapılar zaman içerisinde liderlik, yöntem, siyaset, eğitim veya temsil tartışmaları nedeniyle farklı gruplara ayrılabiliyor.

Bazı yapılar kendilerini “tarikat” veya “cemaat” olarak tanımlamazken kamuoyunda ve çeşitli araştırmalarda bu başlıklar altında değerlendirilebiliyor. Bazı isimler ise bir tarikat kolundan ziyade vakıf, dernek, eğitim çevresi veya belirli bir dinî şahsiyet etrafında oluşmuş topluluk niteliği taşıyor.

Bu nedenle aşağıdaki liste resmî bir devlet envanteri veya kesinleşmiş akademik sınıflandırma değil; kamuoyunda, yayınlarda ve farklı araştırmalarda kullanılan adlandırmaların derlemesidir.

1- NAKŞİBENDÎ GELENEĞİYLE İLİŞKİLENDİRİLEN YAPILAR

Türkiye’de en geniş yayılma alanına sahip tasavvuf geleneklerinden biri Nakşibendîliktir. Nakşibendîliğin özellikle Hâlidî kolu üzerinden zaman içerisinde çok sayıda cemaat ve çevrenin ortaya çıktığı kabul ediliyor.

Bu gelenekle ilişkilendirilen başlıca yapılar şöyle sıralanıyor:

  • Menzilciler
  • İskenderpaşa Cemaati
  • İsmailağa Cemaati
  • Süleymancılar
  • Hazneviler
  • Yahyalı Cemaati
  • Erenköy Cemaati
  • Tufancılar
  • Kıbrısîler
  • Zilan Cemaati
  • Reyhaniler
  • Hacegân Cemaati
  • Arvasiler
  • Akfırat Cemaati
  • Hâlidiyye
  • Şeyh Muhammed Nayır Erzincanî çevresi
  • Bilvanis grubu

Bu yapıların tamamı aynı yönetim merkezine bağlı değil. Aralarında uygulama, liderlik, siyasi yaklaşım ve teşkilatlanma açısından önemli farklılıklar bulunuyor.

2- NURCU GRUPLAR

Nurculuk, klasik tarikat yapılanmalarından farklı olarak Said Nursî’nin kaleme aldığı Risale-i Nur eserleri etrafında oluşan dinî ve fikrî hareketin genel adı olarak biliniyor.

Said Nursî’nin vefatından sonra okuma yöntemi, yayıncılık, siyasi yaklaşım ve liderlik tartışmaları nedeniyle farklı gruplar ortaya çıktı.

Nurcu hareketle ilişkilendirilen yapılar ve çevreler arasında şu isimler bulunuyor:

  • Gülen yapılanması/FETÖ
  • İlim Yayma Cemiyeti
  • Kırkıncı Hoca çevresi
  • Işıkçılar
  • Yeni Asyacılar
  • Yeni Nesilciler
  • Aczimendiler
  • Meşveretçiler
  • Med-Zehra grubu
  • Zehra Vakfı
  • Kurtoğlu grubu
  • Sungurcular
  • Yazıcılar
  • Medrese Âlimleri Vakfı
  • Alvarlı Efe çevresi
  • Hayrat grubu
  • Norşin Dergâhı

Ancak İlim Yayma Cemiyeti, Alvarlı Efe çevresi ve Norşin Dergâhı gibi bazı isimlerin doğrudan “Nurcu kol” olarak gösterilmesi tartışmalıdır. Bu yapılar farklı kaynaklarda farklı dinî geleneklerle ilişkilendirilebiliyor.

FETÖ ise Türk yargı kararlarında silahlı terör örgütü olarak kabul edildiği için diğer dinî topluluklardan ayrı bir hukuki konumda bulunuyor.

3- KADİRÎ TARİKATI VE KOLLARI

Kadirîlik, Abdülkadir Geylânî’ye dayandırılan ve İslam dünyasının farklı bölgelerinde geniş bir alana yayılan tarihsel tarikatlardan biridir.

Türkiye’de Kadirî gelenekle ilişkilendirilen grup ve kollar arasında şu isimler sayılıyor:

  • Galibiler
  • İcmalciler
  • Tillocular
  • Muhammediye
  • Hâlisiyye
  • Üveysîler
  • Şeyh Osman Cemaati
  • Zenbililer
  • Hüseyniler
  • Farukiler
  • Bilal-i Nadir
  • Kesnizanî
  • Şâttâriyye

Bu isimlerin bazılarının doğrudan Kadirîliğin tarihsel kolu mu yoksa Kadirî gelenekten etkilenen bağımsız bir çevre mi olduğu konusunda farklı değerlendirmeler bulunuyor.

4- HALVETÎ TARİKATI VE KOLLARI

Anadolu ve Osmanlı tasavvuf tarihinde önemli bir yere sahip olan Halvetîlik de zaman içerisinde çok sayıda kola ayrıldı.

Halvetî gelenekle ilişkilendirilen başlıca yapılar şöyle:

  • Cerrahîler
  • Uşşakîler
  • Şabaniyye
  • Mısriyye
  • Rûşeniyye
  • İpek Yolu grubu
  • Sünbüliyye
  • Nasuhiyye
  • İbrahimiyye

Bazı listelerde Ticanîlik de Halvetîlik altında gösteriliyor. Ancak Ticanîlik tarihsel olarak Kuzey Afrika merkezli, ayrı bir tasavvuf geleneği olarak değerlendiriliyor.

5- RUFÂÎ TARİKATI VE KOLLARI

Ahmed er-Rufâî’ye dayandırılan Rufâîlik, Türkiye’nin farklı bölgelerinde dergâh ve cemaat yapılanmalarıyla varlığını sürdüren tarihsel tarikatlardan biri.

Rufâî gelenekle ilişkilendirilen yapılar arasında şu isimler bulunuyor:

  • Kubbealtı Cemaati
  • Çorum Dergâhı
  • Mehmet Efendi Cemaati
  • Maafiriler
  • Antakiler
  • Marufiler
  • Ayderûsiyye
  • Sayyâdiyye
  • Zeyniyye
  • Sebsebiyye
  • Kettâniyye

Bu gruplardan bazılarının sınıflandırılması ve günümüzde aktif olup olmadığı konusunda farklı bilgiler bulunuyor.

6- MELAMÎLİK VE KOLLARI

Melâmîlik, gösterişten kaçınmayı ve kişinin nefsini sorgulamasını esas alan tarihsel bir tasavvuf anlayışı olarak biliniyor.

Melâmî gelenek içerisinde veya bu gelenekle ilişkili gösterilen gruplar şöyle sıralanıyor:

  • Maşukîler
  • Aksarayîler
  • Edirnevîler
  • Yakubîler
  • Kabayîler
  • Kemalîler

Melâmîliğin klasik tarikat teşkilatlanmasından farklı özellikler taşıması nedeniyle bu isimlerin “cemaat kolu” olarak tanımlanması da tartışmalı kabul ediliyor.

7- SÜHREVERDİYYE

Sühreverdiyye, kurumsallaşması Orta Çağ İslam dünyasına uzanan tarihsel tasavvuf yollarından biridir.

Türkiye’de bu gelenekle ilişkilendirilen en bilinen yapılardan biri:

  • Zeyniyye

Ancak Zeyniyye bazı sınıflandırmalarda bağımsız bir yol veya başka tasavvuf gelenekleriyle bağlantılı bir yapı olarak da gösteriliyor.

8- ÇİŞTİYYE TARİKATI

Çiştiyye, özellikle Güney Asya’da etkili olan önemli tasavvuf geleneklerinden biri olarak biliniyor.

Başlıca kolları arasında:

  • Sâbiriyye
  • Nizâmiyye

bulunuyor. Türkiye’deki etkisi, Nakşibendîlik veya Kadirîlik kadar geniş ve görünür değil.

9- ŞAZELİYYE TARİKATI VE KOLLARI

Kuzey Afrika merkezli olarak gelişen Şazelîlik, Türkiye’de farklı çevreler üzerinden temsil ediliyor.

Şazelî gelenekle ilişkilendirilen yapılar arasında:

  • Simavîler
  • Çizmeciler
  • Aleviyye
  • Derkaviyye

yer alıyor.

Bu grupların tarihsel kökenleriyle Türkiye’deki güncel temsil biçimleri birbirinden farklılık gösterebiliyor.

10- MEVLEVÎLİK

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin düşünceleri etrafında şekillenen Mevlevîlik, Türkiye’nin en bilinen tasavvuf geleneklerinden biri.

Mevlevîlik günümüzde daha çok kültürel, düşünsel ve tasavvufi faaliyetlerle anılıyor. Semâ törenleri, dernekler, vakıflar ve kültür kuruluşları üzerinden temsil ediliyor.

GELENEKSEL TARİKATLARIN DIŞINDAKİ YAPILAR

Türkiye’de tarihsel bir tarikata doğrudan bağlanmayan ancak dinî söylem, lider merkezli yapılanma veya kapalı topluluk özellikleri nedeniyle “cemaat” olarak anılan başka yapılar da bulunuyor.

Bunlar arasında:

  • Adnan Oktar yapılanması
  • Mustazaflar çevresi
  • Furkan Vakfı çevresi

gibi isimler yer alıyor.

Bu yapıların teşkilatlanma biçimleri, hukuki durumları ve siyasi ilişkileri birbirinden farklı. Aynı başlık altında anılmaları, aynı yapıya veya aynı suçlamalara sahip oldukları anlamına gelmiyor.

Adnan Oktar yapılanması hakkında suç örgütü suçlamalarıyla kesinleşmiş ağır mahkûmiyet kararları bulunurken diğer yapılar hakkında yalnızca kesinleşmiş yargı kararları ve resmî soruşturmalar esas alınmalıdır.

HER TARİKAT VE CEMAAT SUÇ ÖRGÜTÜ DEĞİLDİR

Son dönemde düzenlenen operasyonlar nedeniyle bütün tarikatları ve cemaatleri suç örgütü gibi göstermek doğru değildir.

İnsanların inançları doğrultusunda bir araya gelmesi, dinî eğitim veya tasavvufi faaliyet yürütmesi tek başına suç oluşturmaz. Ancak dinî kimlik hiçbir yapıyı mali ve hukuki denetimden muaf hale getiremez.

Para toplayan, yurt işleten, şirket kuran, ticari faaliyet yürüten veya kamu yönetimi üzerinde etkide bulunmaya çalışan her yapı şeffaf ve düzenli biçimde denetlenmelidir.

BU KADAR BÜYÜK AĞI KİM DENETLİYOR?

Türkiye’deki tarikat ve cemaatlerin kaç kişiye ulaştığı, ne kadar ekonomik güce sahip olduğu ve hangi şirket, vakıf veya derneklerle bağlantılı olduğu konusunda kamuoyuna açık, güncel ve kapsamlı bir resmî envanter bulunmuyor.

Aynı ana gelenekten onlarca farklı kol çıkması, yapıların sürekli bölünmesi ve farklı isimlerle faaliyet göstermesi denetimi daha da zorlaştırıyor.

Süleymancılar içerisinde yaşandığı belirtilen liderlik ve yönetim tartışmalarıyla başlayan son soruşturma da dinî toplulukların yönetim, para ve mülkiyet ilişkilerinin ne kadar önemli olduğunu yeniden gösterdi.

Bugün cevap bekleyen asıl soru şu:

ONLARCA TARİKAT, YÜZLERCE KOL, BİNLERCE DERNEK VE ŞİRKET… BU DEV AĞI KİM DENETLİYOR?

Türkiye’nin ihtiyacı insanların inançlarını hedef almak değil; inanç üzerinden oluşturulan ekonomik, siyasi ve bürokratik gücü şeffaflaştırmaktır.

Çünkü her cemaat suç örgütü değildir.

Ancak hiçbir tarikat, cemaat, vakıf veya dernek de hukukun ve kamu denetiminin üzerinde değildir.

 

SON OPERASYONLARLA YENİDEN GÜNDEME GELDİ: TÜRKİYE’DEKİ TARİKATLAR, CEMAATLER VE KOLLARI
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin