Trabzon Sanatevi’nde tahliye krizi yeni bir tartışmayı daha beraberinde getirdi. 24 Eylül’de ortaya atılan “Anahtarı teslim edin, 15 gün sonra burayı yeniden belediye olarak devralacağız” iddiası kent gündemini hareketlendirirken, Sanatevi Başkanı Mehmet Kuvvet’in 25 Eylül’de yaptığı açıklama tabloyu tamamen değiştirdi. Kuvvet, Ahmet Metin Genç ile yaptığı görüşmede kendisine böyle bir söz verilmediğini açıkladı. Peki 15 günlük plan iddiası nereden çıktı, gerçekten ne konuşuldu ve Sanatevi neden hâlâ ortada kaldı?
Trabzon Sanatevi dosyasında artık yalnızca bir tahliye tartışması yaşanmıyor.
Bir tarafta Valilik tarafından yürütülen tahliye ve teslim süreci, diğer tarafta Sanatevi’nin geleceği, belediyelerin yaklaşımı, siyasi açıklamalar ve en önemlisi de tahliye sonrasında binanın yeniden kullanıma açılıp açılmayacağı tartışılıyor.
Tam da bu noktada ortaya çıkan “15 gün” iddiası, dosyanın en dikkat çekici başlıklarından biri oldu.
24 EYLÜL’DE ORTAYA ATILAN ÇARPICI İDDİA
Kulislerde Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in Sanatevi krizinin çözümü için girişimde bulunduğu ve Valilik ile görüşmeler gerçekleştirdiği aktarıldı.
Kulislerde Sanatevi’nin Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmesi için girişimlerde bulunulduğu, hatta Genç’in kendi partisindeki bazı milletvekilleriyle de bu konuda görüşmeler yaptığı öne sürüldü.
İddiaya göre Genç, Sanatevi Başkanı Mehmet Kuvvet’e:
“Anahtarı Valilik yetkililerine teslim edin. 15 gün sonra burayı yeniden belediye olarak devralacağız.”
şeklinde bir yaklaşım sergiledi.
Bu iddianın doğru olması halinde ortaya oldukça farklı bir tablo çıkıyordu.
Çünkü kamuoyunun karşısına çıkan görüntü, Sanatevi’nin tamamen kaybedildiği yönündeyken; perde arkasında tahliye sonrasında belediye üzerinden yeni bir çözüm formülü aranıyor olabilirdi.
SONRA MEHMET KUVVET KONUŞTU
Fakat 25 Eylül’de Sanatevi Başkanı Mehmet Kuvvet’in açıklamaları, bu iddianın doğruluğu konusunda ciddi bir soru işareti oluşturdu.
Kuvvet, Ahmet Metin Genç ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesini anlattı.
Kuvvet’in aktardığına göre Genç, kendisine Valiliğin devir konusunda ısrarcı olduğunu, anahtar teslim edildikten sonra sürecin devamında yeniden görüşmeler yapılabileceğini ve üniversiteyle bir araya gelinerek Sanatevi’nin geleceğinin değerlendirilebileceğini söyledi.
Ancak Kuvvet’in anlatımına göre Genç kesin bir söz vermedi.
Yani kamuoyuna yansıyan iki farklı anlatım ortaya çıktı:
İDDİA: “15 gün sonra belediye olarak yeniden devralacağız.”
KUVVET’İN AKTARDIĞI GÖRÜŞME: “Daha sonra yeniden görüşürüz, üniversiteyle bir araya geliriz; ancak söz vermiyorum.”
İki anlatım arasındaki fark oldukça büyük.
PEKİ “15 GÜN” NEREDEN ÇIKTI?
İşte dosyanın en kritik sorusu da bu.
Çünkü 15 günlük süre sıradan bir ayrıntı değil.
Eğer böyle bir süre gerçekten konuşulduysa, bunun hangi idari veya hukuki zemine dayandığının açıklanması gerekiyor.
Eğer böyle bir süre hiç konuşulmadıysa, kamuoyuna yayılan “15 gün sonra geri alacağız” iddiasının kaynağının ortaya konulması gerekiyor.
Bugün elimizdeki açık kaynaklarda bu 15 günlük takvimi doğrulayan resmi bir belge bulunmuyor.
Bu nedenle 15 gün meselesini kesinleşmiş bir plan gibi yazmak mümkün değil.
Ama tam tersine, iddia ile yalanlamanın yan yana gelmesi nedeniyle konu kamuoyu açısından takip edilmeye değer durumda.
ANAHTAR MESELESİ NEDEN KRİZE DÖNÜŞTÜ?
23 Eylül’de tahliye için görevlendirilen memurlar Sanatevi’ne geldiğinde süreç beklenildiği gibi ilerlemedi.
Envanter çalışması için gelen görevliler, ana binaya girmek istedi.
Ancak girişte oturma eylemi yapan kişiler nedeniyle içeri giriş gerçekleşmedi.
Görevliler akşam saatlerine kadar bekledi.
Kulislerin aktardığına göre Sanatevi içerisinde eşyaların büyük bölümünün toplandığı ve tahliyeye hazırlık yapıldığı da görüldü. Buna rağmen ana bina girişindeki direniş nedeniyle süreç tamamlanamadı.
Daha sonra süreç polis ve çilingir eşliğinde binaya girilmesine kadar uzandı.
Yani “anahtar” artık sembolik olmaktan çıkıp krizin merkezindeki konu haline geldi.
SANATEVİ’NİN İÇİNDE DE GÖRÜŞ AYRILIĞI YAŞANDI
Dosyanın bir başka dikkat çeken noktası ise Sanatevi bileşenleri arasındaki yaklaşım farkı.
Mehmet Kuvvet’in anahtarın teslim edilmesi yönündeki yaklaşımına karşı bazı sanatçı ve sanatseverler direnişin sürdürülmesini istedi.
Böylece tartışma sadece Valilik ile Sanatevi arasında yaşanan bir mesele olmaktan çıktı.
Sanatevi’nin kendi içerisinde de “anahtar teslim edilsin mi, edilmesin mi?” tartışması ortaya çıktı.
Kulisler de 24 Eylül tarihli aktarımında da Sanatevi çatısı altındaki 9 dernekten en az 3’ünün eyleme katılmadığı belirtilerek, sahadaki görüntü ile tüm Sanatevi bileşenlerinin tutumunun aynı olmadığına dikkat çekildi.
Bu ayrıntı önemli.
Çünkü dışarıdan bakıldığında tek bir “Sanatevi cephesi” varmış gibi görünürken, sahadaki tablo bunun daha karmaşık olduğunu gösteriyor.
BİR TARAFTA SİYASİ DESTEK, DİĞER TARAFTA YÖNETİM TARTIŞMASI
Tahliye günü Sanatevi önünde farklı siyasi isimler de yer aldı.
Yeni Parti Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez ve Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın Sanatevi’ne destek verdiği kulisler tarafından aktarıldı.
Kaya ayrıca Sanatevi bileşenlerine yeni bir yer konusunda destek olabileceğini ifade etti.
Ortahisar Belediyesi de tahliye kararına karşı çıktı ve kararı siyasi olarak değerlendirdi.
Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor:
Belediyenin “siyasi” değerlendirmesi belediyenin kendi görüşüdür; tahliye işleminin hukuki/idari dayanağı konusunda ayrıca resmi karar ve belgelerin değerlendirilmesi gerekir.
Dolayısıyla dosyada siyasi açıklamalar ile idari sürecin birbirinden ayrılması gerekiyor.
AHMET METİN GENÇ’İN ROLÜ NE?
İşte haberin en hassas noktası burası.
Mevcut açık kaynaklarda Genç’in Sanatevi konusunda Valilikle görüşmeler yaptığı ve çözüm arayışında olduğu yönünde bilgiler yer alıyor. Sanatevi’nin Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmesi için girişim yapıldığını ve bazı milletvekilleriyle de görüşüldüğünü aktardı.
Ancak Mehmet Kuvvet’in sonraki açıklaması, “15 gün sonra kesin olarak geri alacağız” şeklindeki bir taahhüdün bulunmadığını ortaya koyuyor.
Dolayısıyla Genç’in rolünü bugün için şöyle tarif etmek daha doğru:
Çözüm arayışında olduğu aktarılan siyasi aktörlerden biri; ancak 15 günlük kesin bir geri alma planının varlığı açık kaynaklarda doğrulanmış değil.
ŞİMDİ ASIL HESAPLAŞMA BURADA BAŞLIYOR
Sanatevi’nin tahliye edilmesiyle birlikte artık yeni bir dönem başladı.
Binanın mevcut kullanımının sona ermesiyle birlikte üç temel soru ortaya çıkıyor:
1. Sanatevi nerede faaliyet gösterecek?
2. Tahliye edilen bina için Büyükşehir Belediyesi gerçekten bir devir girişiminde bulunacak mı?
3. “15 gün sonra geri alacağız” iddiasının dayanağı neydi?
Ve belki de en önemlisi:
Mehmet Kuvvet’in anlattığı görüşme ile 24 Eylül’de kamuoyuna yansıyan “15 günlük plan” iddiası arasındaki fark nasıl açıklanacak?
Çünkü mesele artık sadece bir binanın boşaltılması değil.
Mesele, Trabzon’un kültür-sanat hayatında önemli bir yere sahip olan Sanatevi’nin bundan sonra hangi binada, hangi statüyle ve kimin desteğiyle faaliyet göstereceği.
“GERİ DÖNECEĞİZ” Mİ, “YENİ YER BULACAĞIZ” MI?
Bugün için iki farklı ihtimal konuşuluyor.
Birinci ihtimal, tahliye edilen binanın ilerleyen süreçte Büyükşehir Belediyesi üzerinden yeniden Sanatevi kullanımına açılması.
İkinci ihtimal ise Sanatevi’nin başka bir mekâna taşınması ve faaliyetlerini burada sürdürmesi.
Fakat her iki ihtimal açısından da kamuoyunun önünde netleşmesi gereken noktalar var.
Özellikle 15 günlük süre iddiasının gerçek bir plan mı, yanlış aktarılmış bir görüşme mi, yoksa süreç içerisinde ortaya çıkan bir beklenti mi olduğu açıklığa kavuşmuş değil.
Mehmet Kuvvet’in açıklaması ise şu anda bu iddiaya karşı en somut kamuya açık yanıt niteliğinde.
DOSYANIN ŞİMDİKİ FOTOĞRAFI
Ortada kesinleşen tablo şu:
Sanatevi tahliye edildi.
Anahtar ve envanter süreci krizli şekilde ilerledi.
Sanatevi bileşenleri içerisinde farklı görüşler ortaya çıktı.
Siyasi isimler sürece dahil oldu.
Büyükşehir Belediyesi’nin çözüm arayışında olduğu yönünde bilgiler yayımlandı.
“15 gün sonra yeniden belediye olarak devralacağız” iddiası gündeme geldi.
Sanatevi Başkanı Mehmet Kuvvet ise böyle kesin bir söz verilmediğini açıkladı.
Şimdi top yeniden siyaset ve idare tarafında.
Eğer gerçekten Sanatevi için yeni bir çözüm hazırlanıyorsa, 15 günün ne anlama geldiği ve hangi takvimin işletileceği kamuoyuna açıklanabilir.
Eğer böyle bir plan yoksa da bu kez “15 gün sonra geri alacağız” iddiasının nasıl ortaya çıktığı cevaplanmalı.
Çünkü Trabzon’un kültür-sanat dünyasının gözü artık sadece Sanatevi’nin kapısında değil.
15 GÜNÜN SONUNDA NE OLACAĞINDA.
