Trabzon’da düzenlenen 23. İmam Hatipliler Kurultayı, yalnızca 81 ilden katılımcıları buluşturmasıyla değil, kamu yönetiminin üst kademelerinden aldığı katılımla da dikkat çekiyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Erhan Afyoncu’nun programda yer alması, “Bir dernek organizasyonuna neden bu kadar üst düzey katılım var?” sorusunu gündeme taşıyor.
Trabzon bu hafta sonu dikkat çekici bir organizasyona ev sahipliği yapıyor.
ÖNDER İmam Hatipliler Derneği tarafından, Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin paydaşlığında düzenlenen 23. İmam Hatipliler Kurultayı, 4-6 Eylül tarihleri arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştiriliyor. Kurultayda Türkiye’nin 81 ilinden imam hatip temsilcileri, eğitimciler, akademisyenler, öğrenciler, mezunlar ve sivil toplum temsilcilerinin bir araya gelmesi bekleniyor.
SAHNEDE DEVLETİN ÜST KADEMESİ VAR
Kurultayın asıl dikkat çeken tarafı ise katılım profili.
Ana programda Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Erhan Afyoncu gibi üst düzey kamu yöneticileri ve akademik yöneticiler yer alıyor. MEB Din Öğretimi Genel Müdürü Ahmet İşleyen de programdaki isimler arasında bulunuyor.
Daha önce açıklanan program bilgilerinde ise organizasyona farklı bakanlıklardan yaklaşık 20 bakan yardımcısı ve çok sayıda üniversite rektörünün katılmasının beklendiği aktarılmıştı.
Ortaya çıkan tablo dikkat çekici:
Bir sivil toplum kuruluşunun geleneksel kurultayı… Ancak kürsüde bakan, Diyanet Başkanı ve üniversite rektörü var.
“BU KADAR ÜST DÜZEY KATILIM NORMAL Mİ?”
İşte tartışmanın başladığı nokta da burası.
ÖNDER, imam hatipliler alanında faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşu. Derneğin kendi internet sitesinde de eğitim, gençlik ve imam hatip okullarına yönelik çok sayıda faaliyet yer alıyor.
Ancak Trabzon’daki kurultayın katılım profili, sıradan bir dernek toplantısından oldukça farklı bir görüntü ortaya koyuyor.
Milli Eğitim Bakanı’nın yanı sıra Diyanet İşleri Başkanı’nın ve üst düzey akademik yöneticilerin aynı organizasyonda bulunması, kurultayın kamuoyundaki ağırlığını artırıyor.
Burada sorulması gereken soru ise şu:
Türkiye’de hangi sivil toplum kuruluşlarının organizasyonları bu ölçekte devlet protokolünü bir araya getirebiliyor?
Bu soru, herhangi bir kişi veya kuruma yönelik suçlama değil; doğrudan kamusal görünürlük ve protokol düzeyi açısından tartışılması gereken bir konu.
TRABZON BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ DE PAYDAŞ
Kurultayın bir diğer dikkat çeken tarafı ise Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyonda paydaş olarak yer alması.
Belediyenin paydaşlığında gerçekleştirilen organizasyon, 4-6 Eylül tarihleri arasında KTÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde yapılacak. İlk gün Uzungöl programı ve sosyal etkinliklerle başlayan kurultayın ana programı 5 Eylül’de gerçekleştirilecek.
Dolayısıyla kentteki tartışma yalnızca “kimler geliyor?” sorusuyla sınırlı değil.
Bir başka soru da şu:
Trabzon neden bu organizasyon için tercih edildi ve kent yönetimi bu organizasyonda neden paydaş oldu?
Bu soruların yanıtı, kurultayın yalnızca bir eğitim ve gençlik buluşması mı, yoksa daha geniş bir kamusal-siyasi görünürlüğe sahip organizasyon mu olduğu tartışmasını da beraberinde getiriyor.
HAKAN FİDAN GELMEYECEK
Kurultayın önceki programında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da Trabzon’a gelmesi bekleniyordu.
Ancak 4 Eylül itibarıyla Fidan’ın Trabzon programının zorunlu nedenlerle iptal edildiği açıklandı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımında ise şu ana kadar bir değişiklik duyurulmadı.
Böylece organizasyonda daha önce gündeme gelen iki bakanlı katılım gerçekleşmeyecek olsa da, bakanlık ve üst düzey kamu yöneticileri seviyesindeki katılımın dikkat çekici boyutu devam ediyor.
TRABZON’DA GÖZLER 5 EYLÜL’DE
- İmam Hatipliler Kurultayı’nın ana programı 5 Eylül Cumartesi günü gerçekleştirilecek.
Kurultayda eğitim, gençlik çalışmaları ve imam hatip okullarının geleceği ele alınırken, üst düzey protokolün vereceği mesajlar da yakından takip edilecek.
Trabzon’da hafta sonunun en dikkat çekici siyasi-protokol başlıklarından biri şimdiden belli:
Bir dernek kurultayı, devletin üst kademesinden isimleri aynı çatı altında buluşturuyor.
Ve şimdi kamuoyunun önünde tek bir soru var:
