Çağlayan Şelalesi için açılan yol sırasında dere yatağına taşların düştüğü tartışması büyüyor. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın “Bizzat kendi ellerimle toplayacağım” sözleri kamuoyunda yeni bir soruyu gündeme getirdi: Bir belediye başkanı dere yatağına inip taş toplamak zorunda kalıyorsa, bu çalışmanın çevresel tedbirleri en başta neden alınmadı?
Ortahisar Belediyesinin Çağlayan Şelalesi’ni turizme kazandırmak amacıyla yürüttüğü yol çalışması, doğal alanın korunup korunmadığı tartışmasını beraberinde getirdi.
Yaklaşık 600 metrelik bağlantı yolu çalışması sırasında dere yatağına taşların düştüğü yönündeki görüntü ve eleştirilerin ardından sahaya giden Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın yaptığı açıklama, tartışmayı yatıştırmak yerine daha da büyüttü.
Kaya, dere yatağındaki taşların temizleneceğini söylerken şu ifadeyi kullandı:
“Bizzat kendi ellerimle toplayacağım.”
Bu söz, ilk bakışta sorumluluk alan bir belediye başkanı görüntüsü oluşturabilir.
Ancak asıl mesele taşların kimin eliyle toplanacağı değil, o taşların dere yatağına neden düştüğüdür.
BAŞKAN ELİNE TAŞ ALACAK, PEKİ SORUMLULUĞU KİM ALACAK?
Bir belediye başkanının dere yatağına girerek taş toplaması, sosyal medya için dikkat çekici bir görüntü olabilir.
Fakat kamuoyu gösteri değil, cevap bekliyor.
Yol çalışması başlamadan önce dere yatağını koruyacak bariyerler kuruldu mu?
Kazı ve hafriyat için çevresel tedbir planı hazırlandı mı?
Çalışmayı denetleyen mühendisler taşların dereye düşmesini neden engelleyemedi?
Doğal alan zarar gördükten sonra belediye başkanının taş toplaması, yapılan planlama hatasını ortadan kaldırır mı?
Ortada gerçekten kusursuz yürütülen bir proje varsa, belediye başkanı neden “kendi ellerimle taş toplayacağım” deme ihtiyacı duydu?
“DOĞAYI BOZMAYACAĞIZ” DENİLDİ, ŞİMDİ TAŞ TOPLANIYOR
Ortahisar Belediyesi proje tanıtımlarında Çağlayan Şelalesi’nin doğal dokusunun korunacağını, bölgenin doğaya zarar verilmeden turizme kazandırılacağını açıklamıştı.
Ancak bugün gelinen noktada, dere yatağına düşen taşların temizlenmesi konuşuluyor.
Bir tarafta “doğayı bozmadan yapacağız” sözü var.
Diğer tarafta belediye başkanının dere yatağına inerek taşları eliyle toplayacağını söylediği bir tablo bulunuyor.
Bu iki görüntü birbiriyle nasıl bağdaştırılacak?
Doğa gerçekten korunuyorsa ne temizleniyor?
Taşlar dere yatağına düştüyse tedbirler nerede?
BELEDİYE BAŞKANI İŞÇİ GİBİ TAŞ TOPLAMAK ZORUNDA MI?
Ahmet Kaya’nın açıklaması iyi niyetli olabilir.
Ancak iyi niyet, kamu yatırımlarındaki planlama ve denetim sorumluluğunun yerine geçmez.
Bir belediye başkanının görevi, iş makinelerinin arkasından dereye inip taş toplamak değildir.
Belediye başkanının görevi, o taşların dereye hiç düşmemesini sağlayacak sistemi kurmaktır.
Çevresel tedbirleri baştan almaktır.
Yükleniciyi denetlemektir.
Teknik ekibe hesap sormaktır.
Doğal alanı korumaktır.
Başkanın taşları kendi elleriyle toplaması sorunu çözmez; tam tersine şu ihtimali güçlendirir:
Projede alınması gereken önlemler alınmadı mı?
BU BİR ÇEVRE PROJESİ Mİ, GÖRÜNTÜ PROJESİ Mİ?
Çağlayan Şelalesi sıradan bir boş arazi değildir.
Dere yatağı, şelale, orman dokusu ve doğal yaşamıyla birlikte korunması gereken hassas bir bölgedir.
Bu alana restoran, gölet, yürüyüş yolu, seyir terası ve piknik alanı yapılması planlanıyor.
Ancak doğal alanları turizme açmak, her noktaya beton, yol ve tesis götürmek anlamına gelmez.
Doğa turizmi, doğayı dönüştürmek değil; doğayı koruyarak erişilebilir hâle getirmektir.
Yol uğruna dere yatağı zarar görüyorsa, ardından belediye başkanı kameraların karşısında taş toplayacaksa burada sorgulanması gereken yalnızca birkaç taş değildir.
Sorgulanması gereken bütün proje anlayışıdır.
TAŞLAR TOPLANINCA SORUN BİTECEK Mİ?
Dere yatağına düşen taşlar bugün temizlenebilir.
Peki kazı çalışmalarında oluşan diğer etkiler ne olacak?
Toprak kayması riski değerlendirildi mi?
Dere akışına müdahale edildi mi?
Bitki örtüsü zarar gördü mü?
Hafriyat tamamen kaldırıldı mı?
Yağış sonrasında taş ve toprağın yeniden dere yatağına sürüklenmesini engelleyecek önlem alındı mı?
Belediyenin kamuoyuna yalnızca “temizleyeceğiz” demesi yeterli değildir.
Ne kadar taş düştüğü, hangi alanın etkilendiği, temizliğin nasıl yapılacağı ve çalışmanın bundan sonra hangi koruma önlemleriyle sürdürüleceği açıklanmalıdır.
ELLERİYLE DEĞİL, BELGELERLE CEVAP VERSİN
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın dere yatağına girip taş toplaması habere konu olabilir.
Ancak Trabzon kamuoyunun ihtiyacı fotoğraf değil, belgedir.
Çevresel risk raporu açıklansın.
Teknik denetim tutanakları açıklansın.
Yüklenici firmanın sorumluluğu açıklansın.
Dere yatağında oluşan etkinin boyutu açıklansın.
Projede hata varsa kimlerin sorumlu olduğu açıklansın.
Çünkü kamu yönetimi, belediye başkanının eline taş almasıyla değil, kurumların görevini doğru yapmasıyla işler.
Başkan taş toplayarak görüntüyü temizleyebilir.
Ama kamuoyunun aklındaki şu soruyu eliyle kaldıramaz: Bu taşlar dereye nasıl düştü?
Bir projede belediye başkanı bizzat taş toplamak zorunda kalıyorsa, ortada övünülecek bir çalışma değil, açıklanması gereken ciddi bir yönetim ve denetim sorunu vardır.
