Eski Trabzon Milletvekili ve Trabzon Belediye Başkanı Asım Aykan, kamuoyunda “fon soruşturması” olarak tartışılan süreç üzerinden AK Parti yönetimine dikkat çeken mesajlar verdi. Aykan, yaşananların parti açısından bir “turnusol kâğıdı” olduğunu belirterek Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “neşteri vur” çağrısı yaptı.
“AK PARTİ İÇİN TURNUSOL KÂĞIDI GİBİ”
AK Parti’nin eski Trabzon Milletvekili ve Trabzon Belediye Başkanı Asım Aykan, son günlerde Türkiye gündeminin önemli başlıklarından biri haline gelen fon ve borsa soruşturmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Aykan, yaşanan sürecin yalnızca ekonomik veya adli bir tartışma olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, gelişmelerin AK Parti açısından önemli bir sınav niteliği taşıdığını söyledi.
Aykan’ın açıklaması şöyle:
“Son borsa olayı AK Parti için turnusol kağıdı gibi. Olay geçiştirilecek mi, yoksa gereği yapılacak mı? Milletin kulağı haberlerde, dört gözle izliyor. Takip ediyor.”
“ERDOĞAN İÇİN TARİHİ BİR TEST”
Aykan, sürecin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açısından da önemli bir siyasi sınav olduğunu ifade etti.
Aykan, AK Parti’nin kuruluşundan bu yana taşıdığı siyasi misyonun kişilerin üzerinde olduğunu savunarak, herkesin yaptığı işlerin hesabını vermesi gerektiğini söyledi.
“Erdoğan için de tarihi bir test gibi duruyor. Ne yapacak? AK hareket, bir partiye sığmayacak kadar misyon taşıyor. Allah indinde ve millet önünde herkes hesabını vermeli.”
“KONU SADECE BORSA DEĞİL”
Asım Aykan açıklamasında konuyu yalnızca borsadaki işlemler üzerinden değerlendirmedi.
Toplumdaki güven duygusuna da dikkat çeken Aykan, yaşanan tartışmaların daha geniş bir toplumsal probleme işaret ettiğini savundu.
“Konu sadece borsa değil, toplumsal çürüme canımızı yaktı. Hırsızlığı ne Müslümanlık ne de insanlık kabul eder.”
Aykan’ın bu sözleri, soruşturma kapsamında ortaya çıkan iddiaların siyasi boyutuna ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.
“NEŞTERİ VUR, UCU KİME DAYANIRSA DAYANSIN!”
Aykan’ın açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik doğrudan çağrısı oldu.
Aykan, soruşturma sürecinde herhangi bir isim veya çevrenin korunmaması gerektiği mesajını verirken, gecikmenin siyasi sonuçları olabileceğini savundu.
“Sayın Cumhurbaşkanım neşteri vur, ucu kime dayanırsa dayansın. Yoksa millet sandıkta neşteri vuracak. Gördüğümüz budur. Yazık olmasın bu kadar emeğe ve tarihi misyonumuza.”
FON SORUŞTURMASINDA YENİ GELİŞMELER
Aykan’ın açıklaması, fon soruşturmasının yeni gelişmelerle gündemde olduğu bir dönemde geldi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan soruşturma yürütülebilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan izin istedi. Bakanlık da konuya ilişkin ön inceleme ve araştırma yapılması amacıyla Teftiş Kurulu’nu görevlendirdi.
Soruşturma kapsamında Borsa İstanbul’daki bazı hisse hareketleri ile yatırım fonları arasındaki bağlantıların da incelendiği bildiriliyor. Cumhuriyet’in bugün yayımladığı habere göre, soruşturmanın piyasalardaki etkisi nedeniyle eylül ayında Borsa İstanbul’daki şirketlerin toplam piyasa değerinde 4,5 trilyon TL’lik gerileme yaşandığı ve yerli yatırımcı sayısında 100 bini aşan düşüş olduğu aktarıldı.
TRABZON’DAN ANKARA’YA DİKKAT ÇEKEN MESAJ
Asım Aykan’ın açıklaması, Trabzon siyaseti açısından da dikkat çekici bir çıkış olarak değerlendiriliyor.
Aykan, uzun yıllar AK Parti içerisinde önemli görevlerde bulunmuş ve Trabzon’da milletvekilliği ile belediye başkanlığı yapmış bir isim olarak, açıklamasında doğrudan parti yönetimine ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendi.
Öte yandan Aykan’ın sözleri herhangi bir kişi hakkında kesinleşmiş bir suç isnadı anlamına gelmiyor. Fon ve borsa soruşturmasına ilişkin hukuki süreçler devam ederken, açıklamanın siyasi değerlendirme ve çağrı niteliğinde olduğu görülüyor.
Aykan’ın “neşter” çağrısının, AK Parti içerisinde son günlerde fon soruşturması üzerinden yükselen tartışmaların üzerine gelmesi dikkat çekiyor. AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram da geçtiğimiz günlerde benzer şekilde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “neşter” çağrısı yapmış, daha sonra bazı ifadelerinin “maksadını aştığını” belirterek özür dilemişti.
