Loading...
08.10
17:00
logoDenizli İY
-
logoSerik Spor
-
08.10
14:00
logoErciyes 38 FSK
-
logoKahta 02 Spor
-
08.10
20:00
logoOrduspor 1967
-
logoKdz.Ereğli 1980
-
  1. Haberler
  2. Bölgesel
  3. ÇUVALCI’NIN KTÜ ÇIKIŞI! ÜNİVERSİTE YIPRATILIYOR MU, VAKIF TARTIŞMASI NEDEN BÜYÜDÜ?

ÇUVALCI’NIN KTÜ ÇIKIŞI! ÜNİVERSİTE YIPRATILIYOR MU, VAKIF TARTIŞMASI NEDEN BÜYÜDÜ?

KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı'nın basın toplantısında üniversitenin akademik performansı ve gelecek hedefleri yerine KTÜ Vakfı üzerinden yürüyen tartışmaların öne çıkması, “KTÜ yıpratılıyor mu?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Çuvalcı vakıf yapılanmasına ilişkin eleştirilere yanıt verirken, üniversitenin gelir kaynaklarını güçlendirme hedefini de anlattı.

featured
0
Paylaş

ÇUVALCI’NIN BASIN TOPLANTISINDA GÜNDEM DEĞİŞTİ

Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, 25 Eylül’de düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında üniversitenin mevcut durumunu ve çalışmalarını anlattı.

Çuvalcı, KTÜ’de yaklaşık 30 bin 600 öğrenci bulunduğunu, son bir yılda 328 personelin üniversiteye katıldığını ve 84 personelin ayrıldığını açıkladı. Dijital dönüşüm ve yapay zekâ uygulamalarının da üniversitede kullanılmaya başlandığını belirtti.

Ancak toplantının soru-cevap bölümüne gelindiğinde gündemin ağırlık merkezi değişti.

Bu kez soruların önemli bölümü KTÜ Vakfı ve vakıf üzerinden oluşturulan şirket yapılanması üzerineydi.

“KTÜ’NÜN BAŞARILARI NEDEN KONUŞULMADI?”

ÇUVALCI NE ANLATTI?

Rektör Çuvalcı’nın savunmasının temelinde KTÜ’nün kendi gelirlerini artırması ve üniversiteye daha fazla kaynak kazandırması düşüncesi bulunuyor.

Çuvalcı, farklı üniversitelerin akademisyenlerine daha yüksek makale destekleri sağlayabildiğini, başarılı öğrencileri burslarla çekebildiğini ve bazı üniversitelerin otel gibi ticari işletmeler üzerinden gelir elde ettiğini anlattı.

Çuvalcı’nın yaklaşımı, KTÜ Vakfı’nın güçlendirilerek üniversitenin ekonomik kapasitesinin artırılması şeklinde özetleniyor.

TARTIŞMANIN MERKEZİNDE ALİ HAYDAR BAŞ VAR

KTÜ Vakfı tartışmasının diğer tarafında ise TTSO Başkan Yardımcısı ve iş insanı Ali Haydar Baş’ın adı bulunuyor.

Yerel basında, vakıf tarafından oluşturulan şirket yapılanmasında Baş’ın yüzde 51 hisseye sahip olması ve üniversite arazisinde otel, restoran, kafeterya ve benzeri yatırımlar planlanması konusunda çeşitli eleştiriler gündeme getirildi.

Rektör Çuvalcı ise basın toplantısında bu yapılanmaya ilişkin soruları yanıtladı ve söz konusu modelin hukuki gerekçelerini açıkladı.

ASIL SORU: KTÜ’NÜN MARKA DEĞERİ TARTIŞMALARIN İÇİNDE Mİ KALIYOR?

KTÜ, Trabzon’un yalnızca bir üniversitesi değil; kentin en önemli akademik markalarından biri.

Bu nedenle rektörlük yönetimi, vakıf, iş dünyası ve TTSO seçimleri etrafında oluşan tartışmaların üniversitenin kamuoyundaki algısına etkisi ayrıca tartışılabilir.

Bir tarafta Çuvalcı yönetiminin açıkladığı akademik çalışmalar, dijital dönüşüm, öğrenci başarıları ve üniversitenin ekonomik kapasitesini artırma hedefi bulunuyor.

Diğer tarafta ise haftalardır kamuoyunda tartışılan KTÜ Vakfı, şirket yapılanması, üniversite arazisindeki yatırımlar ve Ali Haydar Baş bağlantısı bulunuyor.

Dolayısıyla mesele artık yalnızca bir vakıf veya şirket tartışması olmaktan çıkıp şu soruyu da gündeme getiriyor:

KTÜ’nün akademik başarısı neden kamuoyunda yeterince konuşulmuyor?

KTÜ YIPRATILIYOR MU?

Bu sorunun kesin cevabını vermek için üniversitenin akademik sıralamaları, öğrenci tercihleri, araştırma performansı ve mezunların üniversiteye bakışı gibi ölçülebilir göstergelere bakmak gerekiyor.

Ancak mevcut tartışmanın KTÜ’nün dışına taşarak rektörlük yönetimi ve üniversitenin kurumsal yapısı üzerinden yürüdüğü açık.

Bir tarafta “üniversitenin gelirleri artırılmalı, vakıf güçlendirilmeli” yaklaşımı var.

Diğer tarafta ise “Üniversite neden ticari yapılanmaların merkezine taşınıyor?” sorusu bulunuyor.

Şimdi cevap bekleyen asıl mesele ise şu:

KTÜ Vakfı’nın şirket yapılanmasının hukuki ve mali modeli tam olarak ne?

Üniversite arazisindeki yatırımların toplam ekonomik büyüklüğü ne kadar?

Üniversite bu modelden ne kadar gelir elde edecek?

Ali Haydar Baş’ın şirketteki rolü ve payı tam olarak ne?

Ve en önemlisi:

Bütün bu tartışmaların sonunda KTÜ’nün akademik kimliği ve marka değeri nasıl korunacak?

Bu soruların cevabı, “KTÜ yıpratılıyor” tartışmasını yorum olmaktan çıkarıp belgeler üzerinden ölçülebilir bir tartışmaya dönüştürebilir.

PEKİ RAKAMLAR NE DİYOR?

İşte tartışmanın en önemli kısmı burada.

KTÜ’nün kendi Araştırma Koordinatörlüğü tarafından yayımlanan tarihsel sıralama verileri, Çuvalcı döneminin başlangıcından bugüne üniversitenin sıralamalarda dalgalı ama son dönemde yeniden yükselen bir grafik sergilediğini gösteriyor.

URAP TÜRKİYE SIRALAMASI

Yıl KTÜ Türkiye sırası
2020 20
2021 21
2022 21
2023 21
2024 24
2025 20

Bu tabloya göre KTÜ, 2020’de Türkiye’de 20. sıradayken 2024’te 24. sıraya geriledi.

Ancak ardından yeniden yükseldi ve 2025 URAP Türkiye sıralamasında 20. sıraya çıktı.

Dolayısıyla sadece 2024 verisine bakarak “KTÜ geriliyor” demek de, yalnızca 2025 verisine bakarak “sürekli yükseliyor” demek de tabloyu eksik anlatır.

DÜNYA SIRALAMASINDA DA SON DÖNEMDE YÜKSELİŞ VAR

URAP’ın dünya sıralamasında ise tablo daha dikkat çekici.

KTÜ’nün kendi verilerine göre:

  • 2020: 1187
  • 2021: 1238
  • 2022: 1320
  • 2023: 1430
  • 2024: 1313
  • 2025: 1259

KTÜ böylece 2023’teki 1430. sıradan 2025’te 1259. sıraya yükseldi.

Yani Çuvalcı döneminde dünya sıralamasında önce gerileme, ardından belirgin bir toparlanma görülüyor.

SADECE URAP DEĞİL

KTÜ’nün resmi sıralama verilerinde başka göstergeler de bulunuyor.

QS Dünya Üniversiteleri sıralamasında KTÜ için 2025’te 551-600 bandı, 2026’da ise 531-540 bandı yer alıyor.

QS Sürdürülebilirlik sıralamasında ise 2025’te 1451-1500 bandından, 2026’da 1001-1010 bandına yükseliş görülüyor.

Bunun yanında KTÜ’nün kendi verilerinde TÜBİTAK Girişimci ve Yenilikçi Üniversiteler göstergesinde de 2019’daki 39. sıradan 2023 ve 2024’te 21. sıraya kadar yükseliş görülüyor.

ÇUVALCI’NIN ANLATTIĞI DİĞER RAKAMLAR

Çuvalcı’nın son basın toplantısında verdiği rakamlar yalnızca sıralamalarla sınırlı değildi.

KTÜ TEKNOKENT’te şirket sahibi veya ortağı olan KTÜ’lü akademisyen sayısının 2019’da 18 iken 2026’da 44’e çıktığını söyledi.

Patent başvurularında da 2023’te 48 olan başvuru sayısının, 2026’nın 1 Eylül’üne kadar 91’e ulaştığını açıkladı.

Bu rakamlar, üniversitenin teknoloji transferi ve ticarileşme alanındaki faaliyetlerinin de tartışmanın içine alınması gerektiğini gösteriyor.

O HALDE KTÜ YIPRATILIYOR MU?

Burada tek bir rakamla cevap vermek mümkün değil.

Akademik sıralamalar açısından bakıldığında KTÜ’nün sürekli gerilediğini gösteren bir tablo yok.

Aksine, URAP Türkiye sıralamasında 2024’teki 24. sıradan 2025’te 20. sıraya yükselme; URAP dünya sıralamasında ise 2023’teki 1430. sıradan 2025’te 1259. sıraya yükselme söz konusu.

Diğer taraftan üniversitenin son dönemde kamuoyunda tartışılmasına neden olan KTÜ Vakfı, şirket yapılanması ve üniversite arazisindeki yatırımlar konusu ayrı bir başlık.

Günebakış’ın haberlerinde vakıf şirketinin ortaklık yapısı ve üniversite arazisindeki yatırımlar eleştirilirken, KTÜ yönetimi bu yayınlara karşı 5187 sayılı Basın Kanunu kapsamında cevap ve düzeltme metni yayımladı. KTÜ, “1 milyar lirayı aşkın yatırımın belirli bir kişiye verileceği” ve vakfın şirkete “kiralandığı” yönündeki ifadelerin gerçeğe aykırı olduğunu belirtti.

Dolayısıyla burada iki farklı tartışmayı birbirine karıştırmamak gerekiyor.

Birincisi:

KTÜ’nün akademik performansı ve marka değeri.

İkincisi:

KTÜ Vakfı’nın yapılanması ve üniversitenin ticari gelir modeli.

ASIL SORU: BAŞARI VARSA NEDEN TARTIŞMA BÜYÜYOR?

Ortaya çıkan tablo ilginç.

Bir tarafta URAP ve QS gibi sıralamalarda son dönemde yükselen göstergeler, TEKNOKENT’teki akademisyen şirketleri ve artan patent başvuruları var.

Diğer tarafta ise KTÜ Vakfı üzerinden yürüyen tartışmalar ve üniversitenin ticari gelir modeline ilişkin kamuoyu soruları bulunuyor.

Üstelik Çuvalcı’nın da toplantıda vurguladığı temel meselelerden biri üniversitenin ekonomik imkanlarını artırmak.

Dolayısıyla Trabzon’un önündeki gerçek soru şu:

KTÜ akademik olarak yükselirken neden kurumsal olarak bu kadar tartışılıyor?

Vakıf üzerinden gelir artırma modeli üniversitenin akademik hedeflerine katkı mı sağlayacak, yoksa yeni tartışmalar mı doğuracak?

Ve bütün bu tartışmalar KTÜ’nün marka değerini gerçekten etkiliyor mu?

Bu soruların cevabı yalnızca sıralama tablolarında değil; öğrenci tercihleri, akademik yayınlar, patentler, mezunların iş bulma oranları, üniversitenin gelirleri ve kamuoyundaki algı birlikte incelendiğinde ortaya çıkacak.

Şimdilik rakamların söylediği ise net:

KTÜ’de tartışma büyüyor; ancak akademik sıralamalar açısından tablo “üniversite sürekli geriliyor” şeklinde okunabilecek kadar basit değil.

ÇUVALCI’NIN KTÜ ÇIKIŞI! ÜNİVERSİTE YIPRATILIYOR MU, VAKIF TARTIŞMASI NEDEN BÜYÜDÜ?
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin