Trabzon’da ulaşım sorununu çözmek için son yıllarda devasa yatırımlar hayata geçiriliyor, viyadükler ve tüneller üst üste yükseliyor. Ancak tüm bu çalışmalara rağmen sürücülerin ve yayaların yaşadığı “trafik çilesi” bir türlü bitmiyor. Peki, milyarlarca liralık yatırımlara ve yeni yollara rağmen Trabzon trafiği neden rahatlamıyor? İşte sahadaki gerçekler ve uzman analizleri:
1. Mevcut Yolların Kapasite Sınırı Çoktan Aşıldı
Trabzon’un coğrafi yapısı gereği şehir, deniz ile dağlar arasında sıkışmış dar bir kıyı şeridine kuruludur. Özellikle yaz aylarında artan nüfus, turizm hareketliliği ve günlük transit geçişlerle birlikte mevcut yollar artık taşıma kapasitesinin çok üzerine çıkmış durumdadır. Yapılan mevcut yolların ve 2-3 şeritli hatların kaldırabileceği araç sayısı sınırına dayanmıştır.
2. Tek Aksa Bağlı Ulaşım (Karadeniz Sahil Yolu Bağımlılığı)
Şehrin doğu-batı aksındaki en büyük yükü halihazırda tek bir ana arter olan Karadeniz Sahil Yolu çekmektedir. Bu güzergahta meydana gelen ufak bir kaza, arıza veya yoğunluk, alternatif ana güzergahların yetersizliği nedeniyle tüm şehir içi trafiğinin anında kilitlenmesine yol açmaktadır.
3. Araç Sayısındaki Hızlı Artış ve Coğrafi Sıkışmışlık
Trabzon genelinde tescilli araç sayısı her geçen yıl katlanarak artarken, yeni yol yapacak düz ve geniş alanların azlığı projelerin etki süresini yavaşlatmaktadır. Yapılan her yeni bağlantı yolu veya köprü, kısa süre içinde artan araç talebi (indüksiyonlu trafik) nedeniyle yeniden dolmaktadır.
4. Dev Çözüm Ne Zaman Geliyor? (Güney Çevre Yolu Beklentisi)
Şehrin trafik sorununu kökten çözmesi beklenen en büyük proje olan Güney Çevre Yolu (Akçakale-Araklı arası toplam 48 kilometre) projesinde çalışmalar hızla sürüyor. 30 milyarlık dev yatırımlarla tüneller ve viyadükler inşa edilse de, projenin tüm etapları tamamlanıp transit trafik şehir merkezinin tamamen dışına alınana kadar şehir içindeki bu yoğunluk tablosunun kısmen devam etmesi kaçınılmaz görünmektedir.
Özetle; Yapılan köprüler, tüneller ve viyadükler tek başına mevcut araç artışını ve sahil bandındaki yığılmayı anlık olarak absorbe edememektedir. Çözüm, sadece şehir içi dokunuşlarda değil, alternatif kuşak yolların ve toplu taşıma sistemlerinin entegre bir şekilde tamamlanmasında yatıyor.
