İlçe ilçe öne çıkan isimler, medrese geleneği ve Türkiye’ye yayılan ilim halkaları
ÖZEL DOSYA
Trabzon, yalnızca Karadeniz’in önemli şehirlerinden biri değil; özellikle Of, Çaykara, Dernekpazarı ve çevresinde gelişen güçlü medrese geleneği nedeniyle Türkiye’nin dinî ve tasavvufî tarihinde de dikkat çeken merkezlerden biri.
Osmanlı’nın son dönemlerinden Cumhuriyet yıllarına uzanan süreçte Trabzon’un farklı ilçelerinde çok sayıda müderris, din âlimi, hoca ve tasavvuf çevrelerinde tanınan isim yetişti. Bu isimlerin bir bölümü kendi bölgelerinde eğitim faaliyetleri yürütürken, bir bölümü İstanbul ve Anadolu’nun farklı şehirlerinde talebe yetiştirdi.
Trabzon Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları arasında 2026 yılında yayımlanan çalışmalarda da Ahmed Ziyâeddin Gümüşhanevî’nin Trabzon havzasındaki halifeleri ve Gümüşhanevî dergâhının bölgedeki etkisi ayrı bir başlık altında ele alınıyor.
Bu dosyada, herhangi bir dinî yapı hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm vermeden, kaynaklarda din âlimi, müderris, mutasavvıf veya tasavvufî çevrelerle ilişkili olarak yer alan Trabzonlu isimlerin izini sürüyoruz.
OF: “Oflu hoca” geleneğinin güçlü merkezi
Trabzon denildiğinde dinî ilim geleneği açısından ilk akla gelen ilçelerden biri Of.
Of ve Çaykara havzası üzerine yapılan akademik çalışmalarda bölgedeki din âlimlerinin sadece dinî hayatı değil, aynı zamanda bölgenin sosyo-kültürel yapısını da etkilediği belirtiliyor. Mehmet Rüştü Âşıkkutlu, Hasan Râmi Yavuz ve Mustafa Cansız gibi isimler, Cumhuriyet döneminde bölgede yetişen dinî şahsiyetler arasında inceleniyor.
Mahmut Ustaosmanoğlu
Trabzon’un Of ilçesinde doğan Mahmut Ustaosmanoğlu, Türkiye genelinde en fazla tanınan Trabzonlu dinî şahsiyetlerden biri oldu.
Kamuoyunda “Mahmud Efendi” olarak tanınan Ustaosmanoğlu, İsmailağa çevresinin en önemli isimlerinden biri olarak biliniyordu. Kaynaklarda doğum yeri Of’un Tavşanlı/Miço köyü olarak veriliyor. 2022 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti.
Ustaosmanoğlu’nun hayatı, Of’taki medrese geleneğinden İstanbul’daki geniş dinî çevrelere uzanan çizginin en bilinen örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Ahmet Yaşar Hocaefendi
Of’un Ballıca Mahallesi’nde 1936 yılında doğan Ahmet Yaşar Hocaefendi, ilçenin yetiştirdiği önemli din âlimlerinden biri olarak Of Kaymakamlığı’nın biyografisinde yer alıyor.
1959’da icazet alan Ahmet Yaşar Hocaefendi, çok sayıda talebe yetiştirdi. 1960 yılında Gümüşhanevî dergâhı mensuplarından Hacı Abdurrahman Beşikçi Efendi ile tanıştı; Beşikçi Efendi’nin 1972’deki vefatından sonra onun yürüttüğü hizmetleri sürdürdü. 1979’da Trabzon Yavuz Selim Vakfı’nın kurulmasına öncülük etti. 2016’da hayatını kaybetti.
Of Kaymakamlığı onu açıkça “ilçemizin yetiştirdiği önemli din alimlerinden” ve “Trabzon’un kanaat önderleri arasında” ifadeleriyle tanımlıyor.
ÇAYKARA: Medrese ve tasavvuf geleneğinin önemli havzası
Bugünkü Çaykara, tarihsel olarak Of kazasıyla birlikte değerlendirilmesi gereken bir bölge. İlçenin köylerinde faaliyet gösteren medreseler, uzun yıllar boyunca çok sayıda öğrencinin yetişmesine zemin hazırladı.
Bu nedenle Trabzon’un dinî tarihini yalnızca ilçe merkezleri üzerinden değil, köyler ve medrese halkaları üzerinden okumak gerekiyor.
Hacı Ferşad Efendi
Çaykara’nın Yeşilalan (Holaysa) bölgesinde doğan Hacı Ferşad Efendi, bu geleneğin en dikkat çekici isimlerinden.
Asıl adı İbrahim Hakkı olan Ferşad Efendi’nin 1866 civarında doğduğu ve 1929’da vefat ettiği aktarılıyor. Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin 2026 tarihli Gümüşhanevî çalışmasında da Ferşad Efendi, “Hacı Ferşad Efendi (Ferşadzâde İbrahim Hakkı) – Of-Holaysa (Çaykara-Yeşilalan)” başlığıyla ele alınıyor.
Çalışmada, Ferşad Efendi’nin Gümüşhanevî halifeleriyle bağlantısı ve medrese faaliyetleri ayrıntılı biçimde anlatılıyor. Varda/Güneyce’de imamlık ve müderrislik yaptığı, şeyhi Osman Niyazi Efendi’nin vefatından sonra bazı görevleri devraldığı belirtiliyor.
Ferşad Efendi’nin çevresinde oluşan eğitim halkasının sonraki yıllarda çok sayıda din adamının yetişmesinde etkili olduğu görülüyor.
Hacı Salih Efendi
1899’da Çaykara’da doğan Hacı Salih Efendi de bölgenin öne çıkan din adamları arasında.
Kaynaklara göre ilk eğitimini babasından aldı, tasavvuf eğitimini ise Hacı Ferşad Efendi’den gördü. 1991’de İstanbul’da vefat etti.
Hacı Salih Efendi’nin önemini artıran noktalardan biri, Trabzon’daki medrese geleneğinin bölge dışındaki dinî çevrelerle kurduğu bağlantının örneklerinden biri olması.
Numan Vehbi Efendi ve ulema aileleri
Çaykara’da yalnızca tek tek hocalar değil, ulema aileleri de dikkat çekiyor.
Numanzâdeler üzerine yapılan çalışmalarda, ailenin 1700’lü yılların başlarından itibaren bugünkü Çaykara bölgesinin dinî ve ilmî hayatına katkıda bulunduğu belirtiliyor.
Bu durum Trabzon’daki dinî geleneğin birkaç tanınmış isimden ibaret olmadığını; nesiller boyunca devam eden bir hoca-talebe ve aile geleneği bulunduğunu gösteriyor.
DERNEKPAZARI: Of-Çaykara hattının devamı
Trabzon’un daha küçük ilçelerinden Dernekpazarı da bu tarihsel ağın dışında değil.
İlçenin Kondu köyünde 1900 yılında doğan Kondulu Hacı Ali Galip Yücel Efendi, bölgedeki dinî eğitim geleneğinin bilinen isimleri arasında.
Kaynaklarda Hacı Ali Efendi’nin, babası Kondulu Hacı Yusuf Şevki Efendi’nin ardından eğitim hayatını sürdürdüğü; Çaykara’da Hacı Ferşad Efendi’nin ders halkasına katıldığı ve ondan icazet aldığı aktarılıyor.
Bu örnek, Dernekpazarı’nın da Çaykara ve Of’taki medrese ağıyla ne kadar iç içe olduğunu gösteriyor.
AKÇAABAT: Farklı bir dinî ve tasavvufî çizgi
Trabzon’un batısındaki Akçaabat’ta da tarih boyunca dinî şahsiyetler ve tasavvufî çevreler bulunuyor.
Şeyh Hacı Hakkı Efendi
Akçaabat’ın tarihî dinî şahsiyetlerinden Şeyh Hacı Hakkı Efendi, kaynaklarda bölgenin ilmî ve tasavvufî hayatıyla bağlantılı bir isim olarak yer alıyor.
Onun adı özellikle Akçaabat’taki Ahi Evran/Ahi Evren Dede makamı ve çevresindeki dinî gelenekle ilgili tarihî anlatımlarda geçiyor.
Haydar Baş
1947 yılında Trabzon’da doğan Haydar Baş, Akçaabat ile özdeşleşen en tanınmış isimlerden biri.
Akademisyen, yazar ve siyasetçi kimliğiyle kamuoyunda geniş biçimde tanındı. Kendi resmî biyografisinde Trabzon’da doğduğu ve eğitim hayatının ilk dönemlerini Trabzon’da geçirdiği belirtiliyor.
Haydar Baş’ın tasavvufî çevrelerle ilişkisi konusunda farklı kaynaklarda farklı tanımlamalar bulunuyor. Bu nedenle onu kesin bir kategorinin içine yerleştirmek yerine, dinî ve tasavvufî yönü de bulunan Trabzonlu bir fikir ve siyaset insanı olarak değerlendirmek daha sağlıklı.
ARAKLI VE SÜRMENE: Doğu hattındaki izler
Trabzon’un doğu ilçelerinde de özellikle Gümüşhanevî geleneğinin etkisine rastlanıyor.
Akademik çalışmalarda Gümüşhanevî çizgisinin Araklı ve Sürmene’de Çebizadeler vasıtasıyla yayıldığı belirtiliyor.
Bu nedenle Araklı ve Sürmene’yi tek tek isimlerden ziyade dinî-tasavvufî çevrelerin bölgesel yayılım alanlarından biri olarak değerlendirmek gerekiyor.
Buradaki tarihî süreç, Of-Çaykara hattındaki medrese kültürü ile Trabzon’un doğusundaki dinî çevreler arasında bir geçiş alanı oluşturuyor.
ORTAHİSAR: Şehir merkezinin daha eski hafızası
Trabzon şehir merkezindeki dinî hayat ise Of-Çaykara’daki medrese geleneğinden daha farklı ve çok daha eski bir tarih taşıyor.
Osmanlı döneminde şehirde çeşitli tekke, zaviye ve dinî yapılar bulunuyordu.
Bu yapıların çevresinde Kurban Abdal, Şeyh Sinan Bey, Hızır Abdal, Hacı Baba ve Hasan Baba gibi isimler zikrediliyor.
Dolayısıyla Trabzon’un dinî hafızasını sadece Cumhuriyet döneminde öne çıkan isimlerle sınırlamak mümkün değil.
TRABZON’UN ASIL GÜCÜ: MEDRESELER
Dosyanın en dikkat çekici sonucu ise belki de tek tek isimlerden daha önemli.
Trabzon’da güçlü bir dinî çevrenin ortaya çıkmasının arkasında yalnızca birkaç kişinin etkisi bulunmuyor.
Özellikle Of-Çaykara havzasında oluşan medrese sistemi, hoca-talebe ilişkileri ve farklı şehirlerde sürdürülen eğitim faaliyetleri, bölgenin dinî kimliğinin oluşmasında belirleyici rol oynadı.
Bir hocanın yetiştirdiği talebe, başka bir köyde veya şehirde ders vermeye başladı. O talebeler yeni öğrenciler yetiştirdi. Böylece aynı ilmî gelenek farklı kuşaklara aktarıldı.
Akademik araştırmalar da Of-Çaykara bölgesindeki din âlimlerinin yalnızca bireysel dinî faaliyetleriyle değil, sosyo-kültürel etkileriyle birlikte ele alınması gerektiğine işaret ediyor.
MAHMUT USTAOSMANOĞLU’NDAN FERŞAD EFENDİ’YE UZANAN ÇİZGİ
Trabzon’un dinî tarihindeki isimler arasında dönem ve yöntem farklılıkları bulunsa da dikkat çeken ortak nokta, ilim ve eğitim merkezli bir gelenek.
Çaykara’daki Ferşad Efendi’nin medrese ve tasavvuf çevresi, Of’taki Ahmet Yaşar Hocaefendi’nin yetiştirdiği talebeler ve İstanbul’da geniş bir çevre oluşturan Mahmut Ustaosmanoğlu gibi isimler, farklı dönemlerin farklı temsilcileri.
Bunları tek bir yapı altında toplamak doğru değil.
Ancak hepsi, farklı dönemlerde Trabzon’un özellikle Of-Çaykara havzasından Türkiye’nin dinî hayatına taşınan insan kaynağının ne kadar güçlü olduğunu gösteren örnekler arasında.
SONUÇ: Trabzon’un görünmeyen tarihi
Trabzon’un bu yönü, futbolu, siyaseti, ticareti ve kültürü kadar şehrin tarihinin bir parçası.
Of’un köylerinden Çaykara’nın medreselerine, Dernekpazarı’nın hoca ailelerinden Akçaabat’ın tasavvufî çevrelerine kadar uzanan bu tarih, yüzlerce yıllık bir eğitim ve aktarım zincirine işaret ediyor.
Bugün kamuoyunun en fazla tanıdığı isimlerden biri Mahmut Ustaosmanoğlu olsa da Trabzon’un dinî hafızası tek bir kişiden ibaret değil.
Mahmut Ustaosmanoğlu, Ahmet Yaşar Hocaefendi, Hacı Ferşad Efendi, Hacı Salih Efendi ve daha birçok isim; farklı dönemlerde ortaya çıkan geniş bir Trabzon ilim geleneğinin parçaları.
Bu nedenle Trabzon’un dinî tarihini anlamanın yolu yalnızca “kim hangi yapının içinde?” sorusundan değil, “hangi medresede yetişti, kimden ders aldı, kimi yetiştirdi ve bu bilgi hangi bölgelere taşındı?” sorularından geçiyor.
Trabzon’un asıl hikâyesi, tek tek isimlerden çok bu uzun hoca-talebe zincirinde saklı.
